<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Pandemi Günleri Sohbetleri arşivleri - Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</title>
	<atom:link href="https://korona.hasuder.org.tr/category/pandemi-gunleri-sohbetleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://korona.hasuder.org.tr</link>
	<description>Yeni Koronavirüs Salgını Hakkında Herşey</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Jul 2020 15:46:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/hasuder_logo.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>Pandemi Günleri Sohbetleri arşivleri - Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</title>
	<link>https://korona.hasuder.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">174866363</site>	<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-14</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-14/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-14</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2020 21:02:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[raika durusoy]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=4172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu haftaki konuğumuz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raika Durusoy. Hocamız [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-14/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-14</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu haftaki konuğumuz <strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raika Durusoy</strong>. Hocamız 2004 yılında aynı kurumda Halk Sağlığı uzmanlık eğitimini tamamlamış. Kendisiyle COVID-19 Pandemisi’nin mevcut durumunu ve gelecekte nasıl bir tablonun bizi beklediğini konuştuk. Hocamıza bize ayırdığı değerli zaman için teşekkür ederiz.</p>



<p>Pandemi Günleri Sohbetleri’ne başladığımız günden beri gerek akademiden gerek sahadan pek çok halk sağlıkçıyı konuk ettik. Hocalarımızından araştırma görevlilerimize pek çok kişinin sesini duyurduk. Bu hafta 14. sohbetimizi gerçekleştirdik ve bu sohbetten sonra Pandemi Günleri Sohbetleri’ne ara vermeye karar verdik. Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve barış dolu günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle ve pandemi sürecinde yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına saygı ve minnetle…</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sizinle sohbet etme imkanı bulmuşken en çok merak edilen sorudan başlamak istiyorum. Biz şimdi pandeminin neresindeyiz? Bir öncekinden büyük bir ikinci dalganın oluşacağını düşünüyor musunuz? Önümüzde nasıl bir süreç var?</strong></p>



<p>Pandeminin neresindeyiz, sorusunun yanıtı, baktığımız ölçeğe göre değişir. Dünya genelinde bakacak olursak, pandeminin başında olduğumuzu söyleyebiliriz. Dünya ölçeğinde henüz kontrol altına alındığına dair bir işaret görülmemekte ve salgın eğrisinde günlük yeni olgu sayıları giderek artış göstermektedir, 2 Temmuz’da eklenen günlük neredeyse 209 bin yeni vaka ile (Şekil 1a). Dünya salgın eğrisinin Ocak-Şubat dönemi başlangıç kısmında aslında Çin’in salgın eğrisi görece çok küçük boyutta izlenmekte ve o büyük nüfusuyla salgını nasıl etkili biçimde kontrol altına aldığı dikkati çekmektedir (vaka tanımı değişimi nedeniyle izlenen bir pik hariç).</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><a href="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1a.png?ssl=1" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><img width="550" height="704" src="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1a.png?resize=550%2C704&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-4175" srcset="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1a.png?w=550&amp;ssl=1 550w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1a.png?resize=234%2C300&amp;ssl=1 234w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" data-recalc-dims="1" /></a></figure></div>



<p><strong>Şekil 1a</strong>. <strong>Dünyada günlük yeni olgu sayılarına dayanan salgın eğrileri, 2 Temmuz 2020 (Kaynak: Worldometer Corona Numbers </strong><a href="https://www.worldometers.info/coronavirus/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><strong>https://www.worldometers.info/coronavirus/</strong></a><strong>)</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><a href="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?ssl=1" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><img width="1311" height="840" src="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?fit=780%2C500&amp;ssl=1" alt="" class="wp-image-4176" srcset="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?w=1311&amp;ssl=1 1311w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?resize=300%2C192&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?resize=1024%2C656&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-1b.png?resize=768%2C492&amp;ssl=1 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></a></figure></div>



<p><strong>Şekil 1b. Türkiye’de günlük yeni olgu sayılarına dayanan salgın eğrileri, 2 Temmuz 2020 (Kaynak: Worldometer Corona Numbers </strong><a href="https://www.worldometers.info/coronavirus/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><strong>https://www.worldometers.info/coronavirus/</strong></a><strong>)</strong></p>



<p>Türkiye’de ise birinci dalganın oldukça kontrol altına alındığı görülmektedir ancak Mayıs’ta başlayan ve özellikle 1 Haziran’dan itibaren hızla gevşetilen önlemlerle yaklaşık 10 gün sonrasında ikinci bir dalga başlangıcı izlenmekte, ardından 17 Haziran’da gece 22.00’de duyurulup 18 Haziran saat 10.00’dan itibaren yürürlüğe giren, PCR testi istemine HSYS’de getirilen hekim e-imzası ile istek yapılması ve semptomu olmayanlardan vb. istek yapılamaması kısıtlamalarının da kısmen etkisinin olabileceği bir azalışı takiben sisteme yetkili hekimlerin tanımlanıp test isteme kapasitesinin tekrar artmasıyla hafif bir artış ve ardından tekrar hafif azalış görülmektedir. 1 Haziran sonrası yaptığımız filyasyonlarda artık etrafında COVID-19 pozitif vaka olmayan ve AVM’ye gitme, restorana gitme, uçakla başka ilden gelen akrabası / tanıdıkla görüşme gibi öyküleri olan vakalarla karşılaşmaya başladık.</p>



<p>Komşumuz olan İran’da 20 Nisan’da AVM ve çarşıların açılmasının ardından ikinci dalganın istikrarlı biçimde başlaması ve ilk dalgayı aşacak günlük yeni olgu sayılarına tırmanması da virüsün yayılımının toplumda alınan önlemlere ne kadar duyarlı olduğunu göstermektedir (Şekil 2).</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><a href="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?ssl=1" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><img width="1295" height="834" src="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?fit=780%2C502&amp;ssl=1" alt="" class="wp-image-4177" srcset="https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?w=1295&amp;ssl=1 1295w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?resize=1024%2C659&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/şekil-2.png?resize=768%2C495&amp;ssl=1 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></a></figure></div>



<p><strong>Şekil 2. İran’ın salgın eğrisi, 2 Temmuz 2020 (Kaynak: Worldometer Corona Numbers </strong><a href="https://www.worldometers.info/coronavirus/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer"><strong>https://www.worldometers.info/coronavirus/</strong></a><strong>)</strong></p>



<p>Dolayısıyla, alınan önlemlere ve toplumun bu önlemlere uyma oranına göre çok farklı seyirler görülebilecektir. Ancak ülkemizde salgının başında alınan önlemlerin oldukça etkili olduğunu, hızla oldukça katı önlemlerin de alınabildiğini gördük. Bu deneyim ve kapasiteyle olur da ikinci, üçüncü dalgalar başlarsa hemen önlem alınıp vaka sayısının ilk dalgadan daha az sayıda kalacağını düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>SARS-CoV-2 yeni izole edilmiş bir etken ve COVID-19 bir koronavirüse bağlı ilk pandemiyi oluşturdu. Pek çok bilinmezi var. Toplum bağışıklığı hep tartışıldı bu süreçte. En son uzun süreli bir bağışıklığın mümkün olmadığı bu nedenle etkenin daha çok uzun zaman aramızda</strong> <strong>olacağı, toplum bağışıklığının mümkün olmadığı ve virüsün endemik hale geleceği konuşuluyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>



<p>SARS-CoV-2, insan türünün daha önce karşılaşmadığı, dolayısıyla Aralık 2019 itibariyle tüm dünya nüfusunun duyarlı olduğu bir virüs. Virüsler de bir yandan kendi evrimlerini yaşıyorlar. Daha önce küresel tehdit riski belirtilen, çok daha ağır ve dolayısıyla belirgin, atlanmayan bir hastalık tablosuyla seyreden ve ciddi kontrol önlemleri alınabilen SARS ve MERS korona virüsleri, bulaştığı kişilerin ölüm oranı çok daha yüksek olduğu ve yine insandan insana bulaştığı için, kaynağını öldürünce başkasına bulaşma oranı daha düşük kalmaktaydı. Ancak SARS-CoV-2 özellikle çocuklarda ve gençlerde belirti göstermeden veya çok hafif bir tablo ile geçirilebildiği için toplumda yayılma kapasitesi çok daha fazla.</p>



<p>Dediğiniz gibi, henüz birçok bilinmezi var, bunların aydınlatılması zaman alacak. Güney Kore’de COVID-19 geçirdikten haftalar sonra COVID-19 PCR testi pozitif saptanan 261 kişide re-enfeksiyon olmadığı ve dökülen ölü solunum yolu epitel hücrelerindeki virüs kalıntılarının saptandığı yayınlandı. Tabii ki toplum bağışıklığından bahsetmek için ‘haftalar’ kısa bir süre. Çin’de yapılan bir aşı geliştirme çalışmasında nötralizan antikorların geliştiği gösterildi. İsveç’te Karolinska Enstitüsü’nde yapılan ve henüz bir bilimsel dergide yayınlanmayıp taslağı 29 Haziran’da bioRxiv’de yayınlanan yeni bir çalışmada ise antikor gelişmeyen kişilerde T hücreleri aracılı bağışık yanıtın ortaya çıkabildiği saptandı. Dolayısıyla virüse karşı bağışıklık, antikorlarla gösterildiğinden daha fazla da olabilir. Bu da toplum bağışıklığı için bir ümit vadediyor. Bakalım sonraki araştırmalar neler gösterecek…</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Devam eden 100’ün üzerinde aşı çalışması var. Sizce umut var mı? COVID-19’u bir aşıyla yenecek miyiz?</strong></p>



<p>Dediğim gibi, umut vadeden araştırmalar var. Ancak bu hastalığı bir aşıyla mı yeneceğiz, temas önlemleriyle mi, toplum bağışıklığıyla mı, tedavisi mi bulunacak, hepsinin bir kombinasyonu daha olası olabilir; bunu şu aşamada bilemeyeceğimizi düşünüyorum. Sıtma için yıllarca aşı çalışmaları yapıldı ve henüz aşısı bulunamadı. Bu çalışmalarda bulunan bir tanıdığım, parazitlerin virüslere göre evrimde daha ileri olmaları nedeniyle aşı geliştirmenin çok daha zor olduğunu söyleyip bir virüse bağlı olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi için aşı geliştirme çalışmalarına yönelmişti. Onun da henüz bir aşısı yok mesela. Şu aşamada önemli olan, elimizden gelen, bildiğimiz önlemleri alabilmek. Zamanla aşısı, tedavisi vb bulunursa influenza gibi birlikte yaşayacağımız bir virüs de olabilir…</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi için ülkeler benzer olsa da birebir aynı olmayan politikalar yürüttüler. En azından uygulamada farklılıklar oldu ve aslında her ülke kendi pandemisini yaşıyor. Pandemi sürecinde daha başarılı bulduğunuz ya da dikkatinizi çeken bir ülke/ülkeler var mı?</strong></p>



<p>Evet, var. En başta da Çin. Japonya’nın da oldukça iyi kontrol altına aldığını söyleyebiliriz; Mayıs sonunda salgın eğrisi bitmiş gibiydi ama sonrasında yavaş yavaş, azar azar artış başladı. Bir internet sitesinde ülkelerin 7 günlük ortalama yeni vaka sayılarıyla çizilen salgın eğrilerine bakarak ülkeleri üç kategoriye ayırmışlar: Kazananlar, neredeyse varanlar ve önleme gereksinimi olanlar, şeklinde. Ziyaret etmenizi öneririm, tek bir sayfada bu üç kategori altında çok sayıda minyatür salgın eğrisini bir arada göreceksiniz <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> :</p>



<p><a href="https://www.endcoronavirus.org/countries" target="_blank" aria-label="undefined (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener external" data-wpel-link="external"><strong>https://www.endcoronavirus.org/countries</strong></a></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sağlık Bakanlığı’nın 150 bini aşan bir örneklemle yaptığı seroprevalans araştırması çok tartışıldı. Siz bu araştırmanın yöntemi, sahadaki uygulaması ve açıklanan sonuçlarıyla ilgili neler söyleme istersiniz?</strong></p>



<p>Ben araştırmanın çok tartışılan örnek büyüklüğünde pek sorun görmüyorum. Çünkü örneklem, il düzeyinde prevalans verebilecek şekilde seçilmiş gibi gözüküyor. Siz bir il için de tüm Türkiye için de örneklem seçseniz, örnek büyüklüğü benzer çıkar. Her il için gereken örnek büyüklükleri toplanınca da böyle büyük bir sayıya ulaşılması doğal. Bakanlığın personel sayısı da çok fazla, olanakları da. İzmir için belirlenen örnek büyüklüğü 4000&#8217;in üstünde mesela. Bunu ilçelere göre tabakalayıp dağıtmışlar. Çok ciddi ve büyük bir çalışma. &nbsp;Aynı anda hem PCR, hem antikor bakılması da değerli. İzmir’de antikor pozitiflik oranının binde 0,6-0,8 gibi oldukça düşük olduğunu duyduk. Kimi illerde bu kadar nadir bir olayı araştırmak için de gerçekten büyük bir örnek büyüklüğü lazım. Örneklem seçimi konusundaki bilgi ve deneyimlerime dayanarak bu yorumu yapabilirim. Sahada veri toplamada da çok ciddi bir emek harcandı. Evlere giden ekipleri, analizleri yapan laboratuvarları ve emeği geçenleri tebrik ediyorum, çok büyük bir iş yaptılar. Türkiye için açıklanan binde 2,8 PCR pozitiflik oranı enfeksiyonun hala toplumda aktif olarak bulunduğunu ve binde 8 antikor pozitiflik oranı da toplumun görece çok az bir kesiminin hastalığı geçirmiş olabileceğini, önemli kısmının hala duyarlı olduğunu, gösteriyor. Bu oranlar illere göre çok farklılık gösterebilir, il verileri açıklandığında daha iyi yorumlanabilecektir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bulaşıcı Hastalıklarla ilgilenen bir halk sağlığı uzmanı olarak fırsatınız olsa ülkemizde COVID-19’la mücadele için yapmak isteyeceğiniz ilk şey ne olurdu? Belki de ilk birkaç şey?</strong></p>



<p>Fırsat olsa ülkemizde yapmak isteyebileceğim ilk şey, umreye giden yaklaşık 30 bin kişinin umreye gönderilmemesini sağlamak olabilirdi. Virüs açısından bakacak olursak; umre bulunmaz bir fırsat: dünyanın birçok yerinden gelen, birbirini tanımayan birçok kişinin kısa bir zaman zarfında bir araya gelip bakanlığın kriterleriyle birçok tanımadıkları kişiyle “yakın temaslı” olduğu bir ortam. Virüsün dünyaya ve ülkemize yayılmasında virüse çok fazla ivme verebilecek riskli bir etkinlik. Belki bu yapılabilseydi, şu an Yunanistan gibi daha iyi durumda olabilirdik. Onun dışında Türkiye’de salgının başından 11 Mayıs’a dek alınan önlemleri olukça iyi ve yerinde buluyorum ve bilim kuruluna ve bakanlıkta emeği geçenlere teşekkür ediyorum.</p>



<p>Açık havada olup insanların rahatlıkla mesafeyi de koruyarak buluşabileceği mesire yeri niteliğindeki alanlar ve büyük parkları önlemlerle daha erken açıp AVM’leri daha geç açmak daha iyi olabilirdi. Direkt COVID-19’la mücadele için denemez ama insanların evde kapalı kalmaya başladığı dönemin başından itibaren televizyonlarda farklı yaş gruplarına hitap eden fizik aktivite programları yaygın biçimde gösterilebilse ne güzel olurdu. Ve yine hangi il ne durumda, bunu görebilmek, illerin salgın eğrilerini görebilmek de, salgının kontrolü açısından faydalı olurdu, diye düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak her hafta sorduğum gibi size de sormak istiyorum gelecekte ülkemiz ve dünya için nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>COVID-19’un da influenza gibi birlikte yaşadığımız bir enfeksiyon haline gelmesi var zihnimde. Onunla yaşamayı öğreniyoruz ve yeni bilimsel bulgular ortaya çıktıkça olasılıkla daha farklı önlemler alınmaya başlayacak, daha iyi başa çıkabileceğiz, daha iyi bir kontrol olacak ve birlikte yaşadığımız, arada hastanelerde tüberküloz gibi temaslı sağlık çalışanı işlemini rutin olarak yaptığımız bir hastalık resmi var zihnimde… Tabii aşısı bulunur da herkes aşılanabilirse temaslı işlemine de gerek kalmayabilir… Göreceğiz <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong><a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com" target="_blank" aria-label="undefined (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener">aysegulsenteker@gmail.com</a></strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-14/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-14%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-14&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-14%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-14/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-14</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4172</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-13</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-13/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-13</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 08:58:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurova Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[Saliha Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=4138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu haftaki konuğumuz Adana İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Birimi’nde görev yapan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Saliha [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-13/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-13</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu haftaki konuğumuz <strong>Adana İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Birimi</strong>’nde görev yapan <strong>Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Saliha Çelik</strong>. Kendisi 2019 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki Halk Sağlığı Uzmanlık eğitimini tamamlamış. Meslektaşımıza zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Adana uzman olarak ilk görev yeriniz mi? Bulaşıcı Hastalıklar Birimi’nde pandemiden önce neler yapmaktaydınız?</strong></p>



<p>Lisans eğitimimi ve uzmanlık eğitimimi Çukurova Üniversitesi’nde aldım. Uzman olarak ilk görev yerim de Adana oldu. Adana’da pandemi öncesi görev yerim Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birimi değildi. Merkez bir ilçede Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimi olarak görev yapmaktaydım. Pandemi döneminde Bulaşıcı Hastalıklar Birimi’ne görevlendirildim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemiye hazırlık için vaka görülmeden önce neler yaptınız?</strong></p>



<p>Sağlık Bakanlığı COVID-19 rehberinin önerileri doğrultusunda Ocaktan itibaren eğitim faaliyetleri başladı. Aile hekimlerine, Geri Gönderme Birimlerine, İlçe Sağlık Müdürlükleri ve TSM’lere yönelik COVID eğitimleri yapıldı. Güncellenen COVID rehberleri sürekli saha ile paylaşıldı. Afiş ve broşürler basılıp Adana geneli tüm kurum ve kuruluşlara gönderildi. COVID şüpheli hastayla karşılaşma durumlarında sağlık personellerinin alması gereken önlemlerle birlikte şüpheli hastaya yaklaşım konusunda da yapılması gerekenlerle ilgili sağlık personellerine eğitimler verildi. Salgının seyrine göre de gerekebilecek malzeme temini ve personel planlamaları yapıldı. Sınır dışından giriş yapan herkes 14 günlük ev izolasyonuna alınıp günlük semptom takibi yapıldı. Yurtdışı seyahat öyküsü olup şüpheli semptomu olanlardan numune alınıp takipleri yapıldı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>İlk vakaya nasıl yanıt verdiniz? Sonrasında bugüne kadar süreçte neler yaşadınız en çok aklınızda neler kaldı? İliniz özel uygulamalar yapıldı mı?</strong></p>



<p>İlk vakamız 13 Mart’ta görüldü. Vakamız aslında komşu bir ilde yaşayan Adana’ya anjio için gelip hastaneye başvuran bir hastaydı. Hastada öksürük şikâyeti olması ve umreden dönüş öyküsü olması üzerine numune alındı. Numunesinin pozitif çıkması üzerine filyasyon çalışmaları başladı. Vakanın uçak temaslıları ve Arabistan kafilesindeki herkese ulaşıldı, ev izolasyonuna alınıp 14 günlük semptom takipleri yapıldı. Vakanın geldiği ilin Sağlık Müdürlüğü’ne haber verilip, oradaki yakınlarının filyasyonlarının yapılması sağlandı. Adana’daki yakınlarının filyasyonları tarafımızca yapıldı ve numuneleri alındı. Vaka ile temas eden tüm sağlık çalışanlarından numune alındı, 14 günlük semptom takibi yapıldı.</p>



<p>Sürecin başında filyasyon ekipleri kuruldu vaka sayıları arttıkça filyasyon ekip sayıları artırıldı. Bu ekipler pozitif vakayla anında iletişime geçip, vakanın bulaş kaynağını, seyahat öyküsünü, temas ettiği kişileri, iş yeri bilgilerini ve iş yeri temaslılarını sorguladılar. Vakaya ait bilgilere göre hareket edildi. Bu durum çok da kolay bir süreç olmadı aslında; mesela seyahat öyküsü varsa uçak ya da otobüs temaslılarına ulaşmak, toplu bir organizasyona katıldıysa oradaki kişilere ulaşmak ya da fabrikalar gibi toplu işyerlerinde çalışan biri pozitifse oradaki temaslılarına ulaşmak aslında çok zor bir iş. Her pozitif vakanın öyküsüne hâkim olmak zorundasınız. Temaslı listesine ekleyeceğiniz ve izolasyona alacağınız her birey bulaş zincirini kesmek için çok önemli.</p>



<p>Mayıs ayında vaka sayılarımızın düşmesiyle birlikte Adana’da mobil tarama ekipleri kurduk ve ekiplerimiz her pozitif çıkan vakanın evine ve iş yerine giderek temaslılarından numune aldılar. Asemptomatik vakaları bu sayede hızlıca tespit edip hastanede izole etme şansımız oldu. Aslında pasif filyasyondan aktif filyasyona geçtik diyebilirim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>‘Normalleşme’ sürecine girdik. Adana’da halkın ve kurumların uyumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>



<p>Normalleşme süreci vaka sayılarının azalmasıyla beraber geldi. Aslında süreç adım adım normale dönüşü içeriyordu ama halka yansıması çok hızlı oldu. Vakaların bilgi notlarını okudukça filyasyon için emek sarf den tüm sağlık çalışanları gibi ben de sinirleniyorum. &nbsp;Tüm uyarılara rağmen maskesiz dolaşanlar, sosyal izolasyona dikkat etmeyenler, cenaze, taziye evi, doğum günü, nişan gibi toplu organizasyonlarda bir araya gelenler var maalesef. Zaten bunun yansımalarını da vaka sayılarının artmasıyla gördük. Kurumlarda da vaka sayılarımızda artış görüldü. Neyse ki yoğun bakımda yatan ve entübe hasta sayısı ile vaka sayısındaki artış paralellik göstermiyor. Ama yine de tedbiri elden bırakmamak lazım.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Askerlik öncesi taramalar, bazı özel grupların taraması devam ederken TÜİK Taramaları başladı. Nasıl hazırlandınız? Ekipleri ve organizasyonu nasıl oluşturdunuz ve sahada neler yaşandı? Hazırlık sürecinde ve sonrasında saha çalışması sırasında en çok zorlanılan konular neler oldu?</strong></p>



<p>TÜİK taramasında organizasyon ilçe bazlı yapıldı. Her ilçenin TÜİK tarafından belirlenen hane sayısına ve her ekibin günlük tarayabileceği ev sayısına göre görevlendirmeler yapıldı. Araç ve ekipman desteği sağlandı. Görevlendirilen personellere eğitim verildi. Günlük planlamalar İlçe Sağlık Müdürlüklerince yapıldı.</p>



<p>Taramalarla birlikte iş yükümüz ciddi anlamda arttı. Çünkü hâlihazırda devam eden azımsanmayacak sayıda pozitif vakalarımız var. Filyasyon ekipleri her gün sahadalar ve aktif çalışıyorlar. İnsan gücünün fazlaca devrede olduğu bir görev. Tüm bu işleri organize etmek, her gün yeni bir gündemle güne başlamak ve o gündemi kavramak, sahanın da bu gündemi kavrayıp uygulamasını sağlamak, sahaya gerekli ekipman ve personel desteği sunmak, personellerin işe adaptasyonun sağlamak gerçekten çok zordu. Tabi ki saha ekiplerinin yaşadığı zorluklar bambaşka. Adana Haziran ayında sıcak bir iklime sahip. Tulumun içinde kalmak, gözlük, maske kullanmak ve o halde hane halkını ikna etmek ekipleri çok zorladı diyebilirim. Tüm bu zorluklara rağmen sağlık çalışanlarının bu hızlı süreç geçişlerine adaptasyonlarını ve görev bilinci içinde hareket etmelerini takdir etmek gerekir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bir Halk Sağlığı uzmanı olarak pandemi süreci size neler öğretti bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>



<p>Pandemi sürecinde bulaşıcı hastalıklara görevlendirilmemin bir şans olduğunu düşünüyorum. Uzmanlık eğitimim sırasında teorik olarak öğrendiğim birçok şeyi uygulama fırsatı bulabildim. Pandemi sürecinde merkezde olmak, halk sağlığı uzmanı olarak salgın yönetimine katkı sağlamak mesleki tatminimi artırdı.</p>



<p>Pandemi süreci sürekli değişkenlik gösteren bir süreçti. Önceden tecrübe edilmiş ve süreçleri tanımlanmış bir durumla karşı karşıya olmadığımız için süreç içerisinde taktiklerimiz değişimlere ve gelişmelere gebeydi. Bu değişimler için hızlı kararlar almak, bu kararları sahada uygulamak, sahadan gelen geribildirimlere göre geliştirmeler yapmak tecrübesini de edinebildim. Aslında pandemi süreci sona erdikten sonrasında pandeminin bana kattıklarına daha uzaktan bakıp değerlendirebileceğimi düşünüyorum. İnsanoğlu mesleğinde ve kariyerinde yaşadıklarının kümülatif birikimi olarak hayatına devam ediyor. Bu pandemi süreci de benim hayat denklemimde önemli bir değişken olarak yerini aldı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak gelecekte ülkemiz ve dünya için nasıl bir resim var zihninizde? Pandemi neler getirip neler götürecektir?</strong></p>



<p>Son yıllarda dünyada ve ülkemizde bulaşıcı olmayan hastalıklar halk sağlığı konularının başında geliyordu. Aşıyla birlikte çoğu bulaşıcı hastalığın önüne geçilmişti. COVID-19 salgınıyla birlikte bulaşıcı hastalıklar gündeme tekrar oturdu. Günlük rutinde uğraştığımız birçok şey rafa kalktı ve dünya olarak pandemiye odaklandık. Karantina, izolasyon, filyasyon kelimeleri cümlelerimize girdi. Ülkeler arası ulaşım imkânlarının artmasıyla birlikte dünyanın öbür ucunda olan bir salgının ülkemize çok kısa sürede geldiğini ve bizi nasıl etkilediğini gördük. İnsanların kendi sağlıkları üzerindeki kontrollerini artırmalarının çevresindekileri ne kadar etkilediğini gördük. Hepimizin beden sağlığı kişisel sorumluluğumuz olmasına rağmen bu süreç bize gösterdi ki bireysel sağlığımız aslında toplumsal sağlımız anlamına da gelmekte. Gelecekte de benzer salgınların olabileceği varsayılıyor maalesef. Sağlık yönetimi de kabuk değiştirecek. Halk Sağlığı Uzmanları’nın bu süreçte etkin rol alıp değişimin temelinde olmaları, aldıkları eğitimler ve bilgi birikimleri doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine katkı sunmalarının toplum açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum.</p>



<p>Ayrıca bu süreç tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de gösterdi ki sağlık çalışanları toplumların bugünü ve geleceği için olmazsa olmaz bir konumda. Hekim kimliğimin dışında bir vatandaş olarak bu konumun hakkını veren tüm sağlık çalışanlarına de yürekten teşekkür ediyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Röportaj: Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>            <a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com">aysegulsenteker@gmail.com</a></strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-13/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-13%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-13&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-13%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-13/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-13</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4138</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-12</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-12/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-12</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2020 21:02:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Şimşek Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=4093</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu hafta Doç. Dr. Hatice Şimşek Keskin’le hem COVID-19 bağlamında hem de genel bir bakış açısıyla yaşlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-12/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-12</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu hafta <strong>Doç. Dr. Hatice Şimşek Keskin</strong>’le hem COVID-19 bağlamında hem de genel bir bakış açısıyla yaşlı sağlığını konuştuk.</p>



<p>Doç. Dr. Hatice Şimşek Keskin Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, Halk Sağlığı yüksek lisansını ve doktorasını araştırma görevlisi olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda tamamlamış. Ege Üniversitesi’nden 2016 yılında Yaşlı Sağlığı Doktorası derecesini almış. Halen  <strong>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi </strong>olarak görevine devam etmekte. Hocamıza bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>COVID-19 yeni karşılaştığımız bir hastalık. Bugün kesin olarak bildiğimiz şeylerden biri yaşlı insanlarda daha ağır bir hastalık oluşturduğu ve COVID-19 nedeniyle ölenlerin %80-90 oranında 65 yaş üstü kişilerden oluştuğu. Ben sıklıkla çevremden ya da medyadan şuna benzer şeyler duyuyorum ‘neyse ki sadece yaşlılarda ağır seyrediyor’ ‘şükürler olsun gençleri öldürmüyor’ bu ifadelerde sizce etik bir problem var mı?</strong></p>



<p>Tüm dünyada ve ülkemizde yaşlıların ölümünün gençlerinki kadar önemli olmadığı ve benzeri yaş ayrımcılığı/<em>ageism</em> örneklerine pek çok kez tanık olduk. Bu tür etik dışı yaklaşımlar yalnızca pandemi döneminin tartışması değil, daha önce de vardı ancak bu dönemde daha da görünür hal aldı. Bu soruya ilişkin temel olarak şunu söylemek isterim; bütün yaşamlar eşit değerdedir. Kısıtlı kaynakların olduğu durumlarda bile nasıl ırk, din, dil, cinsiyet gibi özelliklere göre ayrımcılık yapılması etik dışıysa yaşa göre de ayrımcılık yapılması etik dışıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Yaşlı bireylerin pandemi öncesinde de bir ‘yük’ gibi görüldüğünü zaman zaman düşünürdüm. Buna katılıyor musunuz? Pandemiden sonra bunun şiddetlendiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>



<p>Doğumda beklenen yaşam süresinin artması ve doğurganlığın azalmasıyla birlikte toplumsal yaşlanma gerçeğiyle pek çok ülke karşı karşıya. Bu durum bakım gereksinimini dolayısıyla sağlık ve sosyal hizmet gereksinimini de artırmakta. Bu gereksinimin neredeyse tamamı aileler tarafından karşılanıyor. Diğer taraftan aile ve toplumsal yaşamdaki değişimler, emeklilik ve çalışamama gibi nedenlerle gelirin düşmesi de bakım gereksiniminin kişinin kendisi ya da ailesi tarafından karşılanamamasına yol açıyor. Böyle bir durumda oluşan bu gereksinimi kimin karşılaması gerekir? Devletin karşılaması gerekir, değil mi? Neoliberal politikaların etkisi ile 1990’lardan bu yana; yaşlı nüfusun artması ekonomik bir sorun, yaşlılar <strong><em>“bağımlı, pasif, yük getiren bireyler”</em></strong> olarak görülmekte. Bu durum pandemi sürecinde daha çok gündeme geldi, örneğin Teksas vali yardımcısı nüfusun belli bir kesiminin ekonomi için feda edilebileceğini söyledi. İşte “yük” olmayı belirlemede ayırım noktası bu. Yani ekonomi öncelikli ya da insan (ve canlı, doğa) öncelikli düşünmek. Neoliberal politikalarla sosyal devlet uygulamaları ortadan kalktı, devletler kamu yararı taşıyan politikalardan uzaklaştı/uzaklaşmakta. Daha önceleri sosyal kurumlar tarafından üstlenilen ya da üstlenilmesi gereken riskler kişilerin kendilerine ve ailelerine yüklenmekte. Bu durumda yaşlı bireyler içinde zaten dezavantajlı olan gruplar (düşük sosyal sınıftakiler, kadınlar, azınlık etnik gruplar vb) daha da dezavantajlı hale gelmekte.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Nüfusu yaşlanan bir toplumuz. Yaşlı Sağlığı hizmetleri konusundaki temel eksiklerimiz neler? Bunu sadece pandemi için değil genel olarak soruyorum.</strong></p>



<p>Yaşlılık tüm yaşam dönemlerinden etkilenir. Bu nedenle yaşlı sağlığı yalnızca yaşlılık dönemine ilişkin bir kavram değil ve yaşlılık öncesi dönemlerdeki yaşam koşulları ya da maruz kalınan riskler ya da eşitsizlikler yaşlılık dönemindeki sağlığı etkiler. Dolayısıyla yaşlı sağlığı <strong><em>“yaşam boyu yaklaşımı”</em></strong> gerektiren bir kavram. Diğer taraftan yaşlı sağlığı yalnızca yaşla birlikte değişen sağlığı ya da sağlık gereksinimlerini değil, sosyal ve ekonomik değişimleri ve gereksinimleri de birlikte değerlendiren bütüncül bir bakışa gereksinim duyar. Yaşlılık döneminde sağlığı ele alırken, sağlık hizmetlerini ve sosyal hizmetleri birlikte ele almak ve planlamak gerekir.</p>



<p>Öncelikli olarak birinci basamak sağlık hizmetleri içinde kapsayıcı, bütüncül, erişilebilir bir hizmetin planlanması önemli. Benim yaşlılığa ilişkin yaptığım her çalışmada her sunumda temel önerim yaşlı bireylerin birinci basamak sağlık kurumları tarafından izlemine ilişkin programın oluşturulmasıdır. Bu izlemler yaşlılara ilişkin tüm riskleri kapsayacak biçimde yapılandırılmalı ve yalnızca sağlık kurumuna gelebilecek yaşlılarla sınırlı kalmamalı. Sağlık Bakanlığı’nın bu yönde bir çalışmasının olduğunu hatta eğitici eğitimlerinin yapıldığını biliyoruz, bu çok önemli bir adım. Ancak izlem programı uygulamada sağlık kurumu ile ve bir formu doldurmakla sınırlı kalmamalı; kronik hastalıkların izlemi, erken tanı, bağışıklama, kazaların önlenmesi ve benzeri girişimleri hayata geçirebilmeli. Birinci basamak sağlık kurumlarının ikinci, üçüncü basamak kurumlarla entegrasyonu sağlanmalı. İkinci ya da üçüncü basamak sağlık kurumlarının <strong><em>“yaşlı dostu”</em></strong> özelliklerini taşıması için planlamalar yapılmalı. Bu, hizmetlerin erişilebilirliği, hastane içi düzenlemeler ve çalışanların eğitimine ilişkin planlamalar yapılmasını gerektirmekte. Sağlık çalışanlarının hizmet içi eğitimlerinin yanı sıra lisans ve lisanüstü eğitimlerinde yaşlılığa ilişkin teorik ve uygulamalı derslerinin sayısı artırılmalı. Var olan evde sağlık hizmetlerinin de kapsayıcılığı ve kapsamı artırılmalı.</p>



<p>Tüm hizmetlerin erişilebilirliğinin sağlanması önemli. Bu nedenle daha önce de belirttiğim gibi hizmetlerin yalnızca sağlık kurumlarıyla sınırlı kalmaması, evden çıkmakta zorlanan yaşlıları da kapsayacak biçimde planlanması gerekli. Ayrıca muayene, ilaç ve yardımcı araçlar için alınan katkı paylarının yaşlı bireyler için hizmetin erişilebilirliğinin önündeki önemli bir engel olduğu da göz önünde bulundurulmalı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Ülkemizde 65 yaş ve üstü bireyler için bir takım önlemler alındı süreçte. Örneğin sokağa çıkma yasağı gibi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Uygulamada gördüğünüz eksikler var mı? Bu insanlara sokağa çıkmayı yasakladık ancak onları destekleyebiliyor muyuz? Bu durumun kısa ve uzun vadede psikososyal ve sağlık sonuçlarına yönelik önerileriniz var mı? Sokağa çıkma yasağının dışında yaşlı gruptaki kişiler için bu süreçte neler yapılabilir? Önerileriniz nelerdir?</strong></p>



<p>Sokağa çıkma yasağı risk altında olan bir grubu korumaya yönelik olarak başlangıçta önemli bir girişimdi diye düşünüyorum. Yasağın ilk günlerinde topluma çok iyi anlatmamız gereken bir şey vardı, o da yaşlıların bu hastalığa neden olan virüsün kaynağı ya da bulaştırıcısı olmadıkları ve yaşlıların evde kalmasıyla toplumun bu hastalıktan korunmuş olmayacağıydı. Bu süreçte bu uygulama damgalama ve yaş ayrımcılığına ilişkin örneklerle karşılaşmamıza neden oldu. Yine bu süreçte göz ardı edilen bir gerçek vardı. Türkiye’de yaşayan yaklaşık 7.5 milyon 65 yaş ve üzeri bireyin yaklaşık 900,000’i çalışmakta, 1 milyon 250 bini de yalnız yaşamakta. Bu sayı içinde her ikisi de 65 yaş ve üzerinde olup yalnızca ikisi yaşayan yaşlılar yok. Bu nedenle yaşlıların bir bölümünün sokağa çıkmak zorunda olduğu göz önünde bulundurularak kısa süreli de olsa gereksinimler için sokağa çıkma aralıkları başlangıçta belirlenebilirdi. Her şeye karşın yaşlılar açısından sokağa çıkma yasağı başlangıçta kabul edilebilir bir uygulamaydı. Ancak süre uzadıkça yavaş yavaş diğer yasaklar için “normalleşme” sürecine girildikçe pandeminin sorumluluğu yaşlılara bırakılmış, yaşlılar kendilerini koruyamazlarmış gibi bir algı oluştu.</p>



<p>Pandemi döneminde vefa sosyal destek uygulamaları, ilaçların rapor sürelerinin uzatılması ve raporlu ilaçların reçetesiz olarak eczanelerden alınabilmesi önemliydi. Bu dönemde ayrıca yerel yönetimlerin, siyasal partilerin, sivil toplum örgütlerinin desteklerinin yanında akraba ve komşuların sosyal destekleri de çok önemliydi. Yalnız yaşayan, ekonomik zorluk içinde olan, yardımcı günlük aktivitelerini yerine getiremeyen, sosyal desteği olmayan, teknoloji-telefon kullanımında sorun yaşayan yaşlıların hepsine bu destekler ulaşabildi mi, bilmiyoruz. Yasaklar kalksa bile sosyal hizmet gereksinimi ya da sosyal desteği artırmaya ilişkin girişimlerin sürdürülmesi ve artırılması gerekli.</p>



<p>Yaşlı bireylerin sokağa çıkma yasakları yaklaşık 2.5 ay (hala saat 10.00-20.00 ile sınırlı) sürdü. Bu süreçte yaşanan fiziksel ve sosyal izolasyon yaşlılar için fiziksel ve zihinsel sağlık açısından önemli bir risk oluşturdu. Yapılan çalışmalarda sosyal izolasyon artan bilişsel ve fiziksel işlev bozukluğu, depresyon-kaygı, yalnızlık, kendi kendine ihmal, madde bağımlılığı, intihar, kardiyovasküler hastalıklar ve mortalite ile ilişkili bulunmuş. Ayrıca yaşlılar sağlık hizmeti gereksinimi olmasına karşın bu hizmeti almaktan kaçındılar. Bu da kronik hastalıkların izlemlerine ya da acil sağlık sorunlarını ertelemeye ilişkin ek sorunlara neden oldu. Ya da bu hizmetleri pandemi hastanesi olmadığını düşündükleri özel sağlık kurumlarından almayı tercih ettiler. Raporlu olmayan ancak kullanılması gereken ilaçları reçete ettirmeden aldıklarını da düşünürsek bu süreçte yaşlıların cepten ödemelerinin artmış olabileceğini düşünüyorum. Yalnızca yaşlılar için değil herkes için pandemi dışı “temiz” hastanelerin başlangıçta belirlenmesi gerekliydi.&nbsp;</p>



<p>Gelinen noktada Sağlık Bakanlığı ölümlerin %93’ünü yaşlıların oluşturduğunu açıkladı. Öyleyse yaşlılara ilişkin sokağa çıkma yasağı ile yaşlıları korumakta sorunlar yaşanmış. Yaşlılar yasağa uymadığı için mi bu sonuçla karşılaştık? Sanmıyorum. Bu sonucun nedeni yaşlıların birlikte aynı evde yaşadığı diğer bireylerin dışarıya çıkmaları ya da çıkmak zorunda kalmaları olmalı.&nbsp; &nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bir de yaşlı bakımevleri konusu var tabi ki. Yaşlı Sağlığı ile ilgilenen bir uzman olarak size sormak istiyorum. Huzurevleri hep kötülenir, ailesini bu kurumlara yerleştirenler kınanır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu kurumlarda yaşamak gerçekten bir dezavantaj mı oluşturuyor? Yoksa önemli bir gereksinimi mi karşılıyor bu yerler? Başka bir alternatif var mı size göre?</strong></p>



<p>Öncelikle şunu söylemek isterim ki, yaşlı bireyler için en uygun yaşam ortamı kendi ev ortamları. Geleneği güçlü toplumlarda yaşlıların çocukları ile birlikte yaşamasına ilişkin örnekleri daha fazla görüyoruz. Ancak geleneği güçlü Japonya gibi ülkelerde bile çocuklarıyla birlikte yaşama azalmakta. Diğer taraftan da yaşlı bireyler kendi evlerinde, alışık oldukları ortamda yaşamayı daha çok tercih etmeye başladılar. Öyleyse kendi evlerinde yalnız/eşleriyle/çocuklarıyla yaşayan yaşlılar için “yaşlı dostu” yerleşimler, sosyal hizmetlere erişim ve sosyal destek varlığı daha da önem kazanmakta. Ülkemizde gündüzlü bakım hizmetleri ve evde bakım yok denecek kadar az. Bu hizmetlerin yaygınlaştırılması ve gereksinimi olanların bu hizmetlere erişebilirliğinin artırılması gerekir. Evde bakım yardımına ilişkin sorunlar olsa da sürdürülebilirliği sağlanmalı. Nitekim, Dokuzuncu Kalkınma Planında “Sosyal hizmet ve yardımlardan yararlanacak kişi ve grupların tespiti için sağlıklı kriterler oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. Ancak sistemde kurumlar arasındaki işbirliği eksikliği ve nitelikli personel sıkıntısı nedeniyle gerçek ihtiyaç sahiplerine istenen düzeyde hizmet sunulamamaktadır. Sosyal hizmet ve yardımlarda gönüllü kuruluşlarla işbirliğinin geliştirilmesi ihtiyacı sürmektedir” denmekte.&nbsp;</p>



<p>Değişen dünya yapısı içinde kurumsal bakımdan vazgeçilmesi düşünülemez. Çünkü evde bakımın sürdürülemeyeceği, kurumsal bakıma gereksinim duyulan durumlar ve sosyal sorunlar için bu kurumlar mutlaka olmalı. Bu kurumlarda yaşamak dezavantaj değil aslında, görece daha dezavantajlı kişiler için kurumsal bakım alternatifinin olması bir güvence diye düşünüyorum. TÜİK’in Aile Yapısı Araştırmasına göre Türkiye’de huzurevinde kalmayı isteme tüm toplumda yaklaşık %11, 65 yaş ve üzerinde yaklaşık %8. Bu sonuçlara bakıldığında huzurevinde yaşamayı isteme az demektense, huzurevinde yaşamayı tercih eden kişilerin olduğunu bilmek önemli. Bu durumda kurumların koşulları nasıl daha iyi hale getirilebilir sorusunu önümüze koymak gerekir. Sosyal hizmetlerin yapılandırılmasında genel ilke erişilebilir, sürdürülebilir ve insan onuruna yakışır olmasıdır. Bu genel ilkelerin ardında kurumlar gereksinimlere yanıt verebilmeli, izolasyonu önlemeye yönelik önlemler almalı, insangücü bu konuda eğitimli olmalıdır.</p>



<p>İzmir için Tıp Fakültesi öğrencilerimizin de alan çalışmaları kapsamında görme fırsatı bulduğu Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi olumlu bir kurum örneği olarak gösterilebilir. Kurumlar açısından bir alternatif de yaşlı siteleri olabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pek çok ülkede bakımevlerinde kalan kişiler ölümlerin önemli bir bölümünü oluşturdu ne yazık ki. Bizim ülkemizde bu kurumlarda süreç nasıl devam ediyor. Gözlemleriniz var mı? Önerileriniz nelerdir?</strong></p>



<p>Ülkemizde pandemiye ilişkin pek çok veriye erişemiyoruz. Huzurevi ya da bakımevlerinde yaşayan yaşlılara ilişkin veri de erişilemeyen verinin yani bilinmezin bir parçası. Huzurevlerinde/ bakımevlerinde yaşayan yaşlılar görece daha kırılgan/ hassas grubu oluşturmakta. Ayrıca huzurevleri/ bakımevleri toplu yaşam yerleri olduğu için riskli alanlardan. Avrupa ülkelerindeki huzurevlerinde yaşanan salgınlar nedeniyle pandeminin erken dönemlerinde CDC, ECDC ve DSÖ gibi kuruluşlar huzurevlerinde alınacak önlemlere ilişkin rehberler yayımladılar. Bizim ülkemizde de bu rehberlerden yararlanıldı ve Sağlık Bakanlığı da huzurevlerinde alınacak önlemlere ilişkin geç de olsa bir genelge yayımladı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da yayınları var. Bu rehberlerin ortak özellikleri özetle en erken dönemde huzurevlerinin dışarıyla bağlantısının kesilmesi, huzurevi sakinlerinin ve çalışanlarının eğitimi ve toplu etkinliklerin sonlandırılmasıydı. Huzurevlerinde salgının önlenmesi ya da kontrolüne ilişkin önlemlere odaklanırken huzurevlerinde yaşayan yaşlıların bu süreci en az zararla atlatabilmesi için neler yapılacağını düşünmek de önemli. Olağan zamanlarda aile ya da yakınlarıyla görüşebilen yaşlıların bu süreçte ailesiyle, arkadaşlarıyla ve dışarıyla tüm bağlantısı kesildi. Sosyal izolasyonun etkilerini en aza indirecek girişimlerin pandemi sürecinde huzurevlerinde yapılması gerekenlerin bir parçası olarak planlanması önemli.&nbsp;</p>



<p>Pandemi öncesinde de huzurevlerinde sosyal izolasyonu önlemek için yapılan girişimsel çalışmalar vardı. Bu çalışmalarda haftada en az bir kez yapılan görüntülü arama ya da video konferansların sosyal izolasyonun etkilerini azaltmada etkili olduğu ortaya konuyor, bu video konferanslarda bazı etkinliklerin (yemek yeme vb) birlikte yapılması öneriliyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak ülkemiz ve dünya için nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>Pandeminin ilk günlerinde bu sürecin tüm dünya ve ülkemiz için insan, canlı, doğa, bilim odaklı düşünceler ve uygulamalar için bir fırsat olabileceğini düşünüyordum. Gün geçtikçe bu düşüncemden uzaklaşıyorum. HASUDER’in bir açıklamasındaki gibi endişem çok ama umudu da elden bırakmak istemiyorum.</p>



<p>Sözlerimi bitirirken şunu belirtmek isterim ki; bu sohbet benim için kendi durduğum yerden bir iç döküş de oldu. Buna fırsat oluşturduğunuz için teşekkür ederim. &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em><a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com">aysegulsenteker@gmail.com</a></em></strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-12/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-12%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-12&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-12%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-12/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-12</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4093</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-11</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-11/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-11</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2020 10:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Caner Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=4061</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu haftaki konuğumuz Ağrı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Caner Özdemir. Kendisi Pamukkale Üniversitesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-11/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-11</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu haftaki konuğumuz <strong>Ağrı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Caner Özdemir</strong>. Kendisi Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’daki eğitimini 2018 yılında tamamlamış ve ilk görev yeri olan Ağrı’da yönetici olarak çalışma fırsatı bulmuş. Uzm. Dr. Caner Özdemir’e röportaj için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Ağrı halk sağlığı uzmanı olarak ilk görev yeriniz miydi? Halk Sağlığı Başkanı olma süreciniz nasıl gerçekleşti?</strong></p>



<p>Evet, ilk görev yerim. 4 Nisan 2019’da başlayış yaptım. Başkan olma süreciyle ilgili vurgulamam gereken ilk konu Ağrı’da halk sağlığı uzmanı olarak yönetimde yer almanın yalnızca bana özel bir durum olmaması. Benden önceki halk sağlığı uzmanlarından da başkan/başkan yardımcısı veya ilçe sağlık müdürü/toplum sağlığı merkezi başkanı olarak görevlendirilenler olmuştu. Halk sağlığı uzmanları olarak göreve başladığım dönemde İl Sağlık Müdürümüz olan ve şimdilerde de Kırşehir İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan Ali Hoca’ya (Op. Dr. Ali Bulut) teşekkür etmeliyiz diye düşünüyorum. Ali Hoca döneminde başkan oldum, şu anki İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Ufuk Kurnaz döneminde de devam ediyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Benim gözlemlediğim kadarıyla halk sağlığı uzmanları yönetici olmak konusunda çekingen davranıyorlar. Sizin için yöneticilik nasıl geçiyor? Size neler kazandırdı? Zorlukları, kazanımları nelerdir? Halk Sağlığı Uzmanlarının daha sıklıkla yönetim kadrolarında yer almaları gerektiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>



<p>Daha önce küçük çapta da olsa yöneticilik deneyimlerim olmuştu. Ancak sahada yönetici olmanın kolay olmadığını söylemeliyim. Bireyin değil sistemin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden karar sürecinde yalnız olmamaya gayret ediyorum. Zorluklarla ilgili personel yönetimi, kriz yönetimi, planlama-organizasyon vb. sayılabilecek pek çok başlık olabilir. Yaşanılan her zorluk da -yıpranmaya sebep olsa da- kazanımlar sağlıyor. Malesef deneyim satın alınmıyor. Göreve başladıktan hemen sonra merkezde boş olan 2 halk sağlığı uzmanı kadrosu için talepte bulunmamız gerektiğini ilettim. 2 kura sonunda 2 halk sağlığı uzmanımız daha atandı. Başkanlıktaki birimlerimizi onlara emanet ettik. Soruya cevabım evet, halk sağlığı uzmanları daha sıklıkla yönetim kadrolarında yer almalı; bilgim, tutumum ve davranışım bu yönde. Ancak kendim de dahil olmak üzere daha iyi yetişmiş olmamız gerektiğini düşünüyorum. Yalnızca halk sağlığı uzmanı olmakla değil, iyi bir yönetici olmakla ilgili de standartları yerine getirebilmemiz gerekli. Daha iyi yetişmek konusunda sunabileceğim önemli bir çözüm önerisi -eğer istihdam bu şekilde devam edecekse- anabilim dallarının saha ile daha fazla iç içe olması. Uzman adaylarına göreve başlamadan önce il/ilçe sağlık müdürlüğü, toplum sağlığı merkezi ve ilgili diğer kurum/kuruluşlarda sorumluluk verilmeli ve takip edilmeli. Bu süreçte kişi usta-çırak ilişkisi kurabileceği kişilerle birlikte hareket etmeli. Saha rotasyonlarının süresi ve niteliği arttırılmalı. Mevzuat hakimiyetini geliştirmeye yönelik müdahaleler yapılmalı. <strong><em>“Akademik asistanlığımız bitti, saha asistanlığımız başladı”</em></strong> diye ifade ediyorum. Henüz çıkmadan sahaya hakim olmalıyız diye düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi sürecinde yöneticilik yaptınız ki bu da büyük bir deneyim olsa gerek. Hazırlık süreci nasıl geçti? Ağrı ili olarak neler yaptınız, nasıl hazırlandınız?</strong></p>



<p>Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’müzün resmi yazısı ile Temmuz 2019’da pandemik influenza eylem planıyla ilgili hazırlığa başlamıştık. 2019 yılı sonuna kadar büyük ölçüde tamamladığımızı söyleyebilirim. Süreçte yol gösterici olması açısından değerliydi. İran’da olguların görülmesiyle birlikte Gürbulak Sınır Kapısı’nda daha geniş çapta önlemler almamız gerekti. Bakanlıkça ilimize saha koordinatörlerimiz görevlendirildi, onların talimatlarına göre hareket ettik. Diğer paydaşlarla iletişim sağladık. İlk günlerden itibaren güncel rehberi paylaşmaya özen gösterdik. Sınır kapısına görevlendirilen ekiplerin triyaj uygulamasında standardı sağlayabilmek adına kişisel bilgiler, klinik ve epidemiyolojik öyküyü sorgulayan bir form oluşturduk. Saha koordinatörlerimizin yönlendirmesiyle pek çok başlıkta düzenli veri akışı sağlandı. Ülkemizde olguların görülmesiyle birlikte diğer illere benzer uygulamalarımız oldu. Genel olarak R0 azaltma stratejilerini benimsediğimizi söyleyebilirim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>İlk vakaya nasıl bir yanıt verdiniz? Sonraki süreç nasıl ilerledi? Nasıl bir sistem oluşturdunuz pandemiyle mücadelede?</strong></p>



<p>Gürbulak Sınır Kapısı nedeniyle sürecimizin daha erken başladığını söyleyebilirim. Personel eğitimleri, stok takipleri, sağlık kurumlarının pandemiye hazırlığı gibi başlıklarda yol almıştık. Süreç boyunca güncel rehbere göre hareket ettik, personelimizi de bu şekilde yönlendirdik ve eğittik. İlk vaka da dahil olmak üzere tüm vakalarda filyasyona özen gösterdik, daha fazla temaslı ve yakın temaslı saptamaya çalıştık. Karantina ve izolasyon konusunda oldukça titiz davrandık. Kapasite aşılmadıkça pozitif vakaların hastanede takibini önerdik. Halk sağlığının genel yaklaşımına uyarak topluma yönelik müdahalelerin daha etkili olduğunu vurgulamam gerek. Sistemle ilgili olarak özetle tanımlanan iş ve işlemlerde organizasyonu müdürlük olarak yapıp uygulamaları ilçelerdeki ilgili kurumlarımızca yürüttük diyebilirim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Yaşadığınız zorluklar neler oldu bu pandemi sürecinde? Bugün geriye dönüp baktığınızda farklı yapsak daha iyi olurdu dediğiniz uygulamalar var mı? Ya da tam tersi iyi ki yapmışız dediğiniz uygulamalar?</strong></p>



<p>Ülkece filyasyonu çok duyduk, umarım daha iyi anlamışızdır. Bazı tanımların daha iyi bilinmesini isterdim. Karantina ve izolasyon (tecrit) farklıydı, temaslı-yakın temaslı farklıydı, örnekler çoğaltılabilir. Niteliğin de nicelik kadar önemli olduğunu ve niteliği arttırmak için hepimize sorumluluk düştüğünü düşünüyorum. Pandemi sürecinde çok çalıştık, umarım ekip olarak eforumuzu doğru şekilde kullanmayı organize edebilmişizdir. <strong><em>Bir de sistem kurulmadan önce üzerinde yoğun çalışılması gerektiğini düşünenlerdenim.</em></strong> Ancak hızlı yanıt verilmesi gereken durumlarda iş/işlem başlatılıp sistem süreçte oluşuyor ya da daha nitelikli hale geliyor, bu arada yıpranmalar da daha fazla oluyor tabi. Kurmadığım sistem için bir sonraki basamaktaki kurumu/kişiyi yıpratmamaya özen göstermeye çalıştım, en büyük iyi ki bu olabilir benim için.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bir de merak ettiğim yerel kararlar aldığınız oldu mu? Yani Ağrı iline özel uygulamalarınız oldu mu bu süreçte?</strong></p>



<p>İl Hıfzıssıhha ve Pandemi kurullarında öneriler sunmak üzere R0 azaltma stratejilerinden uygulayabileceğimiz seçenekleri gözden geçirdik. Aldığımız kararlar Ülke genelinde alınan kararlara benzerdi. Bireysel sorumluluk gerektiren konularda farkındalık oluşturarak riski en aza indirmeyi hedefledik. Önlemleri olabildiğince geniş kapsamlı tutmaya ve kısa dönemde sonlandırmamaya gayret ettiğimizi söyleyebilirim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bakanlıkla il halk sağlığı başkanlarının iletişim halinde olduğunu biliyoruz bu online video görüşmelerini duydum örneğin. Etkili ve yeterli bir iletişim, destek oluştu mu merkez ve perifer arasında? Yalnız kaldığınızı hissettiğiniz oldu mu?</strong></p>



<p>Yalnız kaldığımızı düşünmüyorum. Düzenli olarak çevrimiçi toplantılar planlandı, sorular için illere söz hakkı verildi. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğümüz süreçte başkanlarla olduğu gibi bulaşıcı hastalıklar birim sorumlularıyla ve çalışanlarıyla da iletişimdeydi. Kişisel görüşüm iletişim ve desteğin hem nicelik hem de nitelik olarak yeterli olduğu yönünde.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Ağrıda mevcut durum nasıl? Normalleşme süreci nasıl devam ediyor? Gözlemleriniz neler?</strong></p>



<p><strong><em>Normalleşme yerine kontrollü sosyal mesafe vb. temkinli ifadeler daha doğru geliyor</em></strong>. Güncel olarak maske, mesafe ve temizlik önerilerini her fırsatta daha geniş kitlelere iletmeye çalışıyoruz. Toplu yaşam alanlarındaki riski en aza indirgemeye gayret gösteriyoruz. Bireysel sorumlulukların yerine getirilmemesi yalnızca bireyi değil tüm toplumu etkiliyor. Tüm illerimizde olduğu gibi Ağrı’da da bu başlıkta daha fazla çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong><em>Son olarak ülkemiz ve dünya için gelecekte nasıl bir resim var zihninizde? Pandemi neler getirir? Neler götürür sizce?</em></strong></p>



<p>Pandeminin götürdükleri çok, umarım yenilerini görmeyelim. Getirdiklerini düşününce çevre sağlığı başlığında bazı olumlu etkilerin gözlendiğini biliyorum, hava kirliliğinin azalması bunlardan biri. Zihnimdeki resim halk sağlığının genel yaklaşımına uygun. Hastalıklara karşı olan savaş kan dökmeden kazanılmalı, bu da koruyucu hizmetlere daha fazla önem vermekten geçiyor. Genç yaşta tütün kullanımını sonlandırmak ileri yaşta hastaneye yatışı engelliyor, toplum düzeyinde düşündüğünüzde maliyet etkin de oluyor. Kişinin hiç başlamamış olduğunu düşünmek çok daha mutluluk verici. Bu yalnızca bir örnek. <strong><em>Yaklaşımımızın birincil, hatta temel korunma düzeyinde olması gerektiğini düşünüyorum.</em></strong> <strong><em>Ters yönde oynanan satranç gibi, sonraki değil önceki hamle sayısını arttırmamız gerek.</em></strong> Tüm alanlarda bilgili olanın yetkili olduğu bir gelecek olsun. Birey olarak dilediğimiz sağlık ve mutluluğu toplum düzeyinde yaşayalım.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center">Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</p>



<p class="has-text-align-center"><a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com">aysegulsenteker@gmail.com</a></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-11/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-11%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-11&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-11%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-11/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-11</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4061</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-10</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-10/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-10</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 21:02:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[Neşe Yakşi]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu haftaki röportajımızın konuğu küçük bir Orta Anadolu ilinde görevine devam eden Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Neşe [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-10/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-10</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu haftaki röportajımızın konuğu küçük bir Orta Anadolu ilinde görevine devam eden <strong>Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Neşe Yakşi</strong>. Kendisi 2018 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD’da eğitimini tamamlamış ve Niğde’de ilk uzmanlık görevine başlamış. Hala <strong>Niğde Merkez TSM Sorumlu Hekimi</strong> olarak çalışıyor ve bu süreçte <strong>İl Pandemi Koordinasyon Kurulu</strong>’nda görev alıyor. Kendisine bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Niğde sizin uzman olarak çalışmaya başladığınız ilk yer. Pandemiden kısa süre önce uzman olarak atandınız. Nasıl bir çalışma ortamıyla karşılaştınız? Merkez TSM sorumlu hekimi olarak çalışmaya başlama süreciniz nasıl oldu?</strong></p>



<p>Evet Niğde Merkez TSM uzman hekim olarak ilk atandığım yer ve aynı zamanda hekim olarak da ilk atandığım yerdi ve 3 ay burada ilk hekimlik tecrübemi de yaşadığım için çok yabancılık çekmedim. Niğde Orta Anadolu’da küçük kendi halinde bir il. Sınır komşuları Kayseri, Adana, Nevşehir gibi görece gelişmiş illerden oluştuğu için bazı noktalarda geri planda kalmış çok kalabalık olmayan sosyoekonomik gelişmişlik grubu İ8 (TUİK il nüfuslarına göre sınıflandırma grubu) illerden biri. Benim çocukluk yıllarım bu ilde geçti ve ailemde burada olduğu için burayı isteyerek tercih ettim ama İstanbul gibi bir ilde 13 yıldan sonra küçük ille ilgili çekincelerim yok değildi. Kasım 2018’de göreve atandım. Benden önce ile birkaç defa halk sağlığı uzmanı atanmış fakat uzun süreli çalışmamışlardı. Ben atandığımda aktif olarak görev yapan bir halk sağlığı uzmanı yoktu ve hala da ilde tek halk sağlığı uzmanıyım. İlk bir iki aylık alışma sürecinden sonra genel olarak İl Sağlık Müdürlüğü düzeyinde Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı altında çalışmalarda bulundum. O dönemde görev yapan İl Sağlık Müdürü’nün sağlık okuryazarlığına yönelik şehirde bazı proje planları vardı üzerinde bir süre çalıştık da. Daha sonra görev değişikliklerinden dolayı bazıları yarım kaldı. 2019 Mart-Nisan aylarında ilde bir akut gastroenterit salgını gerçekleşti ve bu sürecin yönetiminde aktif olarak rol aldım. Ankara’da Tüberküloz Hekim Eğitimi, Kronik Hastalıklar Eğitici Eğitimi, Saha Epidemiyoloji Konferansı gibi eğitim ve toplantılara katıldım. Tüberküloz İl Koordinatörlüğü görevi verildi. İl düzeyinde verilen Üreme Sağlığı Eğitimi ve RİA sertifikasyon eğitimlerine katıldım ve sonrasında eğitici olarak da bu eğitimlere destek verdim. İlk bir yılımı tamamladığımda geçirdiğimiz yılın özellikle eğitim faaliyetleri açısından yoğun ve verimli geçtiğini söyleyebilirim. İdareciler konusunda şanslıydım düzenlenen eğitimlerle ilgili beni haberdar etmeleri, katılımımdan memnuniyet duymaları, il düzeyindeki çalışmalara beni dahil etmeleri hoşuma gitmişti. Açıkçası TSM’de birebir sahada çalışmaya çok fırsatım olmamıştı fakat 2020 Ocak ayında TSM başkanlığı teklif edildi. Kişisel donanım ve tecrübe elbette önemli fakat konu insanları İDARE etmek olduğunda bir kez daha düşünürüm hep o yüzden İdarecilik ne düzeyde olursa olsun mesafeli durduğum bir konuydu. Çalıştığım kısa süre içinde hem iyi hem de kötü idareci örnekleri görmüştüm. Bu örnekler bana gösterdi ki; ekibin kalitesi önemli ama ekip biraz da idareci ile şekilleniyor. Bazı arkadaşlarımla istişare ettim ve onların da motivasyonu ile denemek istedim; NE KAYBEDEBİLİRDİM Kİ…özellikle uzmanlık dalımız gereği hep bu alanda çalışacağız ve benden acaba nasıl bir idareci olacak deneyimlemek istedim. Ocak ayında vekaleten başladığım göreve Mart ayından bu yana bakanlık oluru ile devam ediyorum. Tabi TSM başkanı olmamla birlikte pandeminin patlak vermesi bana bu sürecin başında kısa sürede çok şey öğretti.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sonra malum COVID-19 süreci başladı. Hazırlık döneminiz nasıldı? Neler yapıldı?</strong></p>



<p>2019 son aylarında Ankara’da Erken Uyarı Cevap Sistemi ile ilgili 2 haftalık bir eğitici eğitimi olacağı duyuruldu. 3 yaşında bir oğlum olduğu için bu süre bana biraz uzun geldi ve eğitime halk sağlığı hizmetleri başkan vekilimiz ve bulaşıcı hastalıklar biriminde görevli bir sağlık çalışanımız katıldı ve dönüşte pandeminin hemen öncesinde özellikle hastane ve ilçelerde sürveyanstan sorumlu kişiler ve aile hekimlerinin bir kısmına bu eğitimi verdiler. Ben de ilk eğitime katıldıktan sonra diğer eğitimlerde uzmanlık eğitiminde öğrendiğimiz konularla ilgili destek oldum. Bunun dışında zaten ilde multidisipliner bir yaklaşımla Ulusal İnfluenza Hazırlık Planı ışığında İl Pandemi Eylem Planı oluşturmuştuk. Bu planda personel durumu, personel eğitim durumu, hastane yatak ventilatör kapasitesinden, morg ve mezarlık kapasitelerine kadar çok ayrıntılı bir planlama mevcuttu. COVID-19 pandemisiyle birlikte bu faaliyet planında güncellemeler yapıldı. Olası senaryolar için gerekli malzeme temini ve personel planlamaları yapıldı. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Vekilimiz de Aile Hekimi Uzmanı çalışkan bir kadın olduğu için birlikte çok uyumlu çalıştık ve beni genelde bu aşamada toplantıların çoğuna dahil ettiler bu konuda şanslıydım. TSM başkanı olmamla anladım ki çok geniş bir sorumluluk alanınız olmasa da bir şekilde idareci olmak il genelinde yapılan çalışmaları daha geniş çerçevede görmenizi ve farklı kurumlara dokunmanızı sağlıyor.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>İlk vaka görüldüğünde neler yaşadınız? Sadece siz değil tüm halk sağlığı çalışanları için nasıl bir durumdu? Neler yaptınız?</strong></p>



<p>Niğde Türkiye’de ilk pozitif vakası en son görülen 3 ilden biriydi. Mart ayının son günlerinde ilk pozitif vakamız çıkmıştı. Eğitim düzeyi oldukça yüksek bir hasta İstanbul seyahatinin ardından semptomların belirmesiyle İstanbul’dan Ankara’ya geçmiş ve orda numune vermesini takiben sonuç çıkmadan Niğde’ye gönderilmişti. Niğde’de ASM, fırın, eczane gibi birçok yeri gezmişti. Bu süreçte hepimiz acemilik, panik ve ne yapacağını bilememe duygularını yaşadık. Muhtemelen ilk vakamız da bu duygularla dolaştı. Bu hastanın Ankara’da yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve neden sonucu çıkmadan Niğde’ye gönderildiğini merak ediyorum hala…</p>



<p>İlk vakalar çıkmadan KKE açısından eksikliklerimizi TSM’de tamamlamıştık. İl Sağlık ve TSM Bulaşıcı Hastalıklar Biriminde çalışan arkadaşlarımızla bir WhatsApp grubu kurmuştuk. Sonrasında Bakanlığın talimatı ile hekim ve ebe hemşire gibi sağlık çalışanlarımızla 2’şer kişilik saha timi ekipleri kurduk bu koordinasyonu ve motivasyonumuzu artırmıştı. Grubumuzda KKE kullanım endikasyonları ve giyinip çıkarma şekilleriyle ilgili eğitimler paylaştık. TSM’de kendi personelime COVID-19’la ilgili eğitimler verdim. Aynı zamanda özellikle okullarda ve diğer kamu kurumlarında eğitimler düzenledik tabi vakaların artmasıyla eğitimler durdurulana kadar. Vakalar görülmeye başladığında personeli KKE doğru kullanımı durumunda riski minimalize edebileceğimizi anlatarak telkin ve motive etmeye çalıştım. Aslında böyle kırılgan bir dönemde idareciliğe başlamış olduğum için personelimle de aramda daha farklı bir bağ gelişti. Aile hekimleri ile özellikli izlemler konusuda çok sık görüştük. Yeni sistemler ve sistemler arasında entegrasyonların geç yapılması bazı aksaklıklara yol açsa da iletişim kanallarını açarak bu aksilikleri tolere etmeye çalıştık.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sonraki süreç bugüne kadar nasıl devam etti? Yaşanılan zorluklar nelerdi? Sadece sizin için değil diğer sağlık çalışanlarını da katarak cevap verirseniz sevinirim.</strong></p>



<p>İlimizde havaalanı olmamasına rağmen, özellikle bazı köylerimizde büyük illere zamanında göç etmiş ve uzun zamandır orada yaşayan fakat pandemi döneminde memlekete dönen kişilerin olması sebebiyle ilk zamanlarda daha çok vaka kaynağı il dışı olsa da tabi ki zamanla toplumsal yayılım sürecine geçtik. Küçük bir il olmamıza rağmen kapasiteli ve yetkin bir üniversite hastanemiz olması şansımız ve pandemi hastanesi bu hastane. Süreç içinde FTR dal hastanemizi PCR pozitif hastalarımız için izolasyon hastanesi olarak kullandık. Bunun dışında yurt dışından gelen misafirler için de KYK yurtlarını kullandık. KYK yurtlarında lojistik anlamında diğer kurumlarla daha fazla iş birliği yapmak durumunda kaldık ve organizasyon açısından zorlandığımız konular oldu. Bu süreçte sektörlerin uyum içinde çalışmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Daha önce de söylediğim gibi vaka sayımız bizi zorlayacak seviyelere çıkmadı ve hastalarımızı en azından aktif dönemlerinde hastanelerde izole edebilmemiz çok büyük bir şanstı ve en doğru yaklaşımlardandı. Bu dönemde TSM başkanı olduğum için aile hekimleriyle de sıkı diyalog halindeyiz ve sorulara beraber yanıtlar buluyoruz. Hasta ve temaslı takipleri ile 65 yaş üstü izlemlerin (bu süreçte 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağı bulunan vatandaşların telefon ile semptom sorgusu yapılıyor ayrıca herhangi bir ilaç ya da sosyal yardıma ihtiyacı olup olmadığı sorgulanarak ihtiyaçlarının giderilmesi sağlanıyor) sahadaki uygulayıcıları da primer olarak aile hekimleri. Aile hekimlerimiz zaman zaman sistemsel sıkıntılar yaşasalar da yeri geldi hastalarının 35. izlemine kadar yapıyorlar. İzlem başlangıç ve sonlandırma işleminin bu dönemde Bakanlık tarafından otomatize edilmiş olması işlerin daha kolay ilerlemesini sağlayabilirdi. Toplum Sağlığı Merkezi yani benim personelim de tabi ki hastanın ailesine dokunan ilk kahramanlar. Ben bu süreçte insanların yaptıkları işin ne kadar değerli, mahrem ve önemli olduğunu fark ettiklerini gördüm. 50’li yaşlarda şikayet etmeyi pek seven bir hemşire hanımın yanıma gelip hocam bugün vaka yok mu sahaya çıksak dediğini duyduğumda saha çalışanlarının mesleklerini daha aktif icra etmeye ihtiyaçları olduğunu anladım.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>İyi ki bu şekilde yapmışız dediğiniz ya da farklı yapsak daha iyi olurdu dediğiniz uygulamalar var mı süreçte?</strong></p>



<p>İyi ki; TSM başkanlığını kabul etmişim, iyi ki: EUCS eğitimlerinin bir kısmı pandemi öncesinde vermişiz ve il pandemi planını yapmışız. İyi ki; bu süreçte İstanbul’da değildim iyi ki ilimizde AVM yok. Hastaların özellikle PCR pozitiflerin hastanede izolasyon süreçleri biraz daha erken başlayabilirdi. Geç pozitifleşen bir il olduğumuz için vakalar artmadan ilde ters karantina (temiz olduğunu düşündüğümüz bir bölgeyi korumak amaçlı dışarıdan girişlerin engellenmesi diyebiliriz) uygulanabilirdi. Ek ödemeler konusunda hekim dışı personele yapılan ek ödemenin yanı sıra yüksek riskli olarak çalışan saha çalışanlarına yönelik farklı bir ödeme yapılabilirdi. Daha önce de söylediğim gibi özellikle bakanlık düzeyinde pandemi sürecinde aktif kullanılan bilgisayar programlarının tüm sağlık kuruluşlarında bilgiye ulaşımı kolaylaştıracak şekilde birbiri ile entegrasyonu ve yapılan işlemlerde istatistikleri daha kolay elde etmek ve var olan durumu daha net değerlendirmek adına doğru ve gerekli komutların verilmiş olması süreci kolaylaştırabilirdi. Örneğin yıllar önce ölmüş bir kişinin sistemden otomatik olarak temaslı eklenememesi gibi..</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Şu an Niğde’de durum nedir? Normalleşme süreci nasıl devam ediyor? Toplumun ve kurumların uyumu nasıl?</strong></p>



<p>İki haftaya yakın süredir PCR pozitif vakamız yok şükürler olsun. Toplam PCR pozitif vaka sayımız 180 civarında aktif vaka sayımız oldukça az. Hastanelerimiz normal faaliyetlerini alınan önlemler doğrultusunda göstermeye başladı. Genelgeler çerçevesinde ve il özelinde Umumi Hıfzısıhha Kurulunda gerekli kararları alıyoruz. Ara ara BT uyumlu hastalarımız oldukça filyasyonlarını yapıyoruz. Mobil gruplara yönelik (asker adaylarının taranması, tarım işçileri vb) tarama çalışmalarımız devam ediyor. Niğde’de gözlemlediğim kadarıyla halk 3’e bölünmüş durumda 3’de 1’i oldukça duyarlı sürekli maske kullanıyor, dışarı zaruri olmadıkça çıkmıyor ve sosyal izolasyona önem gösteriyor; 3’de 1’i maske kullanıyor ama dışarı da çıkıyor markete gidiyor ama eldiven takıyor gevşemeye müsait durumu kolluyor; 3’de 1’i ise duyarsız çarşı kalabalığı yapıyor maske taksa da çene altında. Son Pandemi İl Koordinasyon Kurulu’nda güncel mevzuat ve yazılara göre yapılacak denetimler, sıklıkları, kim yapacağı, hangi kurumun nerede müdahil olacağı vb normalleşme sürecine dair konular konuşuldu. Halk Sağlığı Uzmanı olarak Pandemi İl Koordinasyon Kurulunda bulunuyor olmam da benim için değerli bir tecrübe oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi size kişisel olarak neler yaşattı? Neler hissettirdi?</strong></p>



<p>Üç yaşında bir oğlum; DM, HT ve OSAS tanıları olan 57 yaşında annem ve 63 yaşında babam var. Risk ve beraberinde kaygı bizler için de hep var oldu annem ve babamla birlikte yaşadığımız için. Onları güvenli alanda tutmak istedim. İlk vakalar görülmeye başlayınca şehir merkezinden biraz uzaktaki bağ evine taşıdık onları. Hafta sonları ve hafta içi bir defa oğlumu görmeye gittim.</p>



<p>Bilinmeyenleri her zaman bildiklerimizden fazla olduğu için de merak ve endişe içinde takip etmeye çalıştık olan biteni.</p>



<p>Zaman içinde bizde de bir miktar rahatlama oluyor ama bazı temel şeyler var mesela çarşı pazar gezmek şu dönemde kabul edilebilir bir şey değil. Bazen bunları görünce acaba boşuna mı çabalıyoruz diye düşünüp sinirlendiğim, umutsuzluğa kapıldığım oluyor tabi ki. Ama elimden geleni bireysel olarak ve bulunduğum konum itibariyle yapmaya çalışıyorum hep.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak herkese sorduğum gibi size de sormak istiyorum. Gelecekte ülkemiz ve dünya için nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>İnsanlar bu yüzyılda çok mobil. Durdurmak imkansız, o yüzden aslında dünya için var olan riskler ülkemiz için de her zaman var olacak. 1 Haziran’da başlayan normalleşme sürecinin ay ortasındaki yansımalarını merakla bekliyorum. Çünkü gerçekten insanlar büyük oranda pandemi öncesi rahatlıkta davranıyorlar. Yazın özellikle turizm beldelerinde olacak hareketlilik ve sonbahar aylarındaki ikinci dalga öngörüleri için kaygılanıyorum. İnsanlığın doğaya aşırı müdahalesi ve tahribatı sadece bulaşıcı hastalıklar açısından değil ekolojik felaketleri de beraberinde getirebilir. Önemli olan bu riskleri en aza indirgemekle birlikte afetler öncesi hazırlılık durumu. Umarım yeni tip koronavirus olumlu yöndeki mutasyonlarla bizi bir an evvel terk eder.</p>



<p>Maalesef not alma alışkanlığım yok ve çok değerli bu süreçte birçok şey çok kısa süre sonra mazi olacak. Bana az bir kısmı da olsa pandemi sürecinde yaşadıklarımı tekrar hatırlama imkanı sunduğunuz için ve hoş bir anı not düşmeme fırsat verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bu süreçte canı pahasına gece gündüz çalışan sağlık çalışanlarına minnetlerimi sunuyor; hayatını kaybeden meslektaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center">Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</p>



<p class="has-text-align-center"><a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com">aysegulsenteker@gmail.com</a></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-10/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-10%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-10&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-10%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-10/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-10</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3952</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-9</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-9/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-9</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2020 22:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğdem Çağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[İl pandemi kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[kırılgan gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[Kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[Normalleşme Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı toparlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden açılma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Pandemi Günleri Sohbetleri’ni yapmaya içinden geçtiğimiz bilinmezliklerle dolu şu süreçte halk sağlıkçıları birbirinden haberdar etmek, fikirleri ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-9/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-9</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Pandemi Günleri Sohbetleri’ni yapmaya içinden geçtiğimiz bilinmezliklerle dolu şu süreçte halk sağlıkçıları birbirinden haberdar etmek, fikirleri ve deneyimleri yayınlamak ve bu yolla bilgiyi çoğaltmak amacıyla başladık. Ayrıca süreçte yaşanılan zorlukları ve çözüm önerilerini sunmak istedik. Bu nedenle farklı sesleri duyurmak, süreci farklı pencerelerden paylaşmak bizim için önemli.</p>



<p>Bu hafta ise konuğumuz <strong>Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan</strong>. Kendisi 2001 yılında <strong>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde</strong> Halk Sağlığı Uzmanı unvanını almış ve bu kurumda <strong>öğretim üyesi</strong> olarak görevine devam etmekte. Çiğdem Hocamız <strong>Kocaeli İl Pandemi Kurulu</strong>’nda da görev alıyor. Kendisine bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Türkiye’de ilk vakanın görülmesinin ardından iki buçuk aylık süreci geride bıraktık. COVID-19 pandemisi öngörülerin çoğunu yanlış çıkaran bir bilinmezlik süreci gibi. Tabiki bu koşullarda hiçbir ülkenin pandemiyle ilgili politikalarının tamamen doğru ve rasyonel olması beklenemez. Bizim ülkemizdeki süreci geçmişe doğru değerlendirmenizi istesem süreçte hangi karar ya da uygulamaların kırılma noktalarını oluşturduğunu düşünüyorsunuz? Tümünü değilse de en önemli olduğunu düşündüklerinizi paylaşır mısınız? Bunlar olumlu ya da olumsuz olabilir.</strong></p>



<p>COVID-19 pandemisini halk sağlığı açısından önemli ve öncelikli yapan özelliği aslında tam da sizin sorunuzda belirttiğiniz gibi hakkındaki bilinmezliklerin fazla olmasıydı. Öyle ki pandeminin başından günümüze kadar virus hakkında ya da tanı ve tedavisi hakkında bildiklerimize yeni bilgiler eklenirken bazıları da geçerliliğini yitirdi. Bu öğrenme sürecinin devam edeceğini de söyleyebiliriz.</p>



<p>Salgının başlangıcında COVID-19 hakkında bildiklerimiz yeni bir tür koronovirüs olduğu ve koronovirüs ailesinin bilinen özelliklerinin yanı sıra bilinmeyenleri de barındırıyordu. Örneğin, virüsün dış ortamdaki canlılık süresi, mevsimsel değişiklik gösterip göstermeyeceği, bulaşıcılığı, patogenezi, semptomları, tanıda kullanılan testler ve tedavide kullanılan ilaçlar, bunların etki mekanizmaları gibi başlıklarda bilgilerimizde süreç içinde değişiklikler oldu. Hastalığın kesin ve geçerli bir tedavisinin olmayışı ve korunmada etkili bir aşının olmayışı karşısında yapılması gereken tek şey koruyucu sağlık hizmetleri ve özellikle de toplumsal korunma önlemlerinin alınmasıydı. Nitekim süreç içerisinde toplumsal korunma önlemlerini hayata geçirebilen ve iyi uygulayabilen ülkeler salgının kontrolünde daha başarılı oldular. Ülkemiz açısından baktığımızda da genel olarak toplumsal önlemleri uygulayabildiğimiz ölçüde belirli başarılar elde ettik. Örneğin 65 yaş üstü kişilere sokağa çıkma yasağının getirilmesi özellikle bu yaş gruplarında daha fatal seyreden hastalığın yayılmasının engellenmesi anlamında yerinde bir müdahale oldu.</p>



<p>Tüm süreci değerlendirdiğimizde söylenecek çok başlık olması nedeniyle bunları gruplayarak ve ana hatlarıyla söylemenin uygun olacağını düşünüyorum. İlk olarak salgının yönetimi ile ilgili bir değerlendirme yapmak isterim. Ülkemizde salgın yönetimi merkezi düzeyde Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanlığı ve yerel düzeyde Valiler ve sağlık müdürlükleri tarafından gerçekleştirildi. Merkezi düzeyde bilimsel danışma kurulu çalışmalara yön verirken illerde pandemi kurulları bu işlevi yerine getirdi. Salgının başlangıcında her iki düzeydeki kurullarda halk sağlıkçıların temsiliyetinin az olması ve sürece katılımındaki gecikmeyi bir olumsuzluk olarak değerlendirebilirim. Ancak sonrasında bu telafi edildi günümüzde geldiğimiz noktada halk sağlıkçıların bu kurullardaki temsiliyeti ve onunla ilişkili olarak görünürlüğü de arttı. Halk sağlıkçıların etkisiyle birlikte salgın kontrolü çalışmalarında toplumsal önlemlere olan vurgunun arttığını ve salgın yönetiminin sadece hastanelerle sınırlı olmadığı birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve özellikle filyasyon çalışmalarının ön plana geldiğini söyleyebilirim.</p>



<p>İkinci grupta test, tanı, tecrit ve tedavi başlıklarında yapılanları değerlendirmek isterim. Bu kapsamda başlangıçta test sayılarımız yeterli düzeyde değildi, çünkü test yapılan merkezlerin sayıları çok sınırlı tutulmuştu. Bununla ilişkili olarak test endikasyonu da sınırlı tutulmuştu. Nitekim bizim ilk pozitif vakayı saptamamız 11 Martta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün pandemi açıklaması yaptığı tarihe denk düşmüştür. Bundan önce örneğin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilk vakalarını Ocak ayının başlarında tespit etmişti. Benzer şekilde Fransa, Almanya gibi Avrupa ülkelerinde de Ocak ayında vakalar tespit edilmişti. Şubat ayı ile birlikte birçok ülke Çin’e seyahat yasağı getirdi ve Türkiye de 5 Şubat tarihi itibarıyla Çin’den gelen uçuşları durdurdu. Bu tarihten önce de Çin’de bulunan vatandaşlarımız bence yerinde bir müdahale ile tahliye edilmişti. Bu aşamada temel sıkıntının hastalığın sadece Çin’den geleceği algısının olduğunu düşünüyorum oysa o zamana kadar, Fransa, İtalya, ABD’de ilk vakalar görülmeye başlamıştı. Yine bu dönemde ülkeye giriş yapan kişilerin sadece termal kamerayla ateşleri ölçüldü ve ateşi olmayanların hastalık taşımadıkları varsayıldı. Bu sebeple de asemptomatik olan ama virüsü taşıyan kişilerin ülkeye girişi engellenemedi. Yurtdışından girişlerin yasaklanması ve uçuşların durdurulmasına kadar, yurtdışından girenlere bilgi notu verilip 14 gün evlerinde izole olmaları istendi ama bu sürecin sağlıklı yürümediğini düşünüyorum.&nbsp; Zaman içerisinde test sayılarımızın ve test yapan merkezlerin artması sayesinde daha çok vaka bulma ve önlem alma imkanımız oldu.</p>



<p>Tecrit önlemleri yani hastaların izolasyonu ve risk altındaki kişilerin karantinaya alınması gibi uygulamalarda bazı sorunlar yaşandı. Örneğin PCR testi pozitif çıktığı halde klinik olarak hafif olan ve hastanede yatması gerekli görülmeyen hastalar evlerine gönderildi. Ancak evlerde izolasyon ortamının sağlanamaması veya kurallara uyulmaması gibi nedenler sonucunda bu uygulama ev içi temasa yol açarak yeni vakaların ortaya çıkmasına neden oldu. Karantina önlemleri ise yurt dışından gelenlere uygulanırken, toplumun tümü için bazı ülkelerde kuluçka süresi boyunca uygulanan sokağa çıkma yasağı uygulanmadı. Bunun yerine bayram tatilleri ve haftasonu uygulanan sokağa çıkma yasakları ile yetinilirken, işyerleri/fabrikalar çoğunlukla faaliyetlerini sürdürdü. Bu durumun özellikle çalışan ya da çalışmak zorunda kalan yurttaşlarımız arasında hastalığın daha çok görülmesine neden olduğunu söyleyebiliriz.</p>



<p>Tedavi süreçleri ile ilgili olarak ilaç temininde sıkıntı yaşanmadığını ve diğer ülkelerde uygulanmış tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesiyle başarılı uygulamalar yapıldığını söyleyebiliriz. Yine yoğun bakım ihtiyacının az olması da hastanelere fazla yük gelmemesine ve diğer ülkelerde yaşanan olumsuzlukların ülkemizde yaşanmamasına neden oldu.</p>



<p>Toplumsal düzeyde alınan 30 büyükşehir ve Zonguldak ili için seyahat sınırlaması, giriş çıkışların kontrolü, sokağa çıkma yasakları, kimi işyerlerinin faaliyetlerinin durdurulması vs. gibi birçok önlemin alınması sayesinde hastalığın yayılmasının büyük ölçüde engellendiğini düşünüyorum. Bununla birlikte iş kaybına uğrayan işçilere ve ticari olarak zarar gören esnafa yapılan sosyal desteklerin sağlanmasında sorunlar yaşanırken bir yandan da vefa grupları gibi toplumsal dayanışma örnekleri de görüldü. Sağlık çalışanları bu süreçte çok önemli ve başarılı bir mücadele gösterdiler. Bununla birlikte maalesef birçok sağlık çalışanı hastalığa yakalandı ve yaşamını kaybetti. Sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu donanımlarında başlangıçta kimi sorunlar yaşandıysa da zamanla bu sorunlar giderildi.&nbsp; Sonuç olarak henüz salgın süreci tamamlanmadığı için ben değerlendirmemi bunlarla sınırlamak istiyorum ama bu sürecin sonunda hep birlikte neleri yapıp neleri yapamadığımızı değerlendirmek bundan sonra yaşanabilecek pandemi süreçlerine hazırlıklı olmak adına yararlı olacaktır.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Hocam ilk sorumda size ülkemizdeki sürecin kritik kararlarını sormuştum. Bana göre bunlardan biri il pandemi kurullarının oluşturulması ve bu kurullarda bir halk sağlıkçının bulunmasıydı (malesef her ilde bu gerçekleşmedi). Bu kurulda yer alma daveti size ulaştığında bir insan ve bir meslek profesyoneli olarak ne hissettiniz?</strong></p>



<p>Bu kurulda yer almam ile ilgili davet gelmeden önce ilimizde 28 Mart tarihinde bir pandemi kurulu toplantısı gerçekleştirildiğini yerel medyadan öğrendim ve orada bulunamayaşıma çok üzülmüştüm. Bununla birlikte bu ilk toplantıya davet edilen Tıp Fakültesi Dekanımız kurulda halk sağlığı anabilim dalının da temsil edilmesi gerektiğini ifade ettikten sonra Sayın Vali beni valilikte gerçekleştirilen bir toplantıya çağırdı. 30 Mart tarihinde gerçekleştirilen bu toplantıya İl Sağlık Müdürü, bulaşıcı hastalıklar şube müdürü ve müdürlükte çalışan iki halk sağlığı uzmanı arkadaşımız da katıldılar. Toplantıya hastalığı, epidemiyolojik özelliklerini, dünyada ve Türkiye’deki durumu değerlendiren bir sunum ile katıldım ve sonunda önerilerimi ilettim. Açıkçası bu sunumun etkili olduğunu düşünüyorum ve sonrasında hem Vali hem Sağlık Müdürü il ile ilgili verilere ulaşmam ve raporlama yapmam için gerekli desteği verdiler. Aynı zamanda HASUDER’in de girişimleri sonucunda Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen illerde pandemi kurullarında halk sağlığı anabilim dallarının yer alması ile ilgili yazı da bu süreçte etkili olmuştur.&nbsp; Sonrasında Valilikte ilimizdeki verileri değerlendirdiğim üç ayrı toplantı yapıp ilimiz için alınması gereken önlemler konusunda görüşlerimi ilettim. Pandemi Kurulu üyesi olarak katıldığım 2 toplantı oldu. Bunun dışında sağlık müdürlüğünde günlük toplantılar yapıp güncel gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Bunları yapabiliyor olmak bir halk sağlığı uzmanı olarak beni oldukça mutlu etti ve bir o kadar da sorumluluk hissettirdi.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bu kurulları bizler çok merak ediyoruz. Sizin ilinizde bu kurulların üyelerini kimler oluşturuyor? Ne sıklıkla toplantılar düzenleniyor? Nasıl bir sistematikle kararlar alınıyor? Bize biraz kuruldaki havadan bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>COVID-19 pandemi sürecinde Cumhurbaşkanlığı Pandemi Genelgesi ve İçişleri Bakanlığının talimatıyla illerde Pandemi Kurulları oluşturularak 28 Mart tarihinde tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak toplantı yapmaları sağlanmıştır. Pandemi kurulu toplantısının amacı  ulusal düzeyde koronavirüs salgını kapsamında alınan önlemelerin illerde etkili şekilde uygulanması ve illere özgü alınabilecek ek önlemlerin görüşülmesi ve karara bağlanması olarak tanımlanmıştır. Benim katıldığım ikinci pandemi kurulu toplantısı 04 Nisan tarihinde valilikteki bir toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda ildeki tüm kamu kurumlarının müdürlükleri, askeri yetkililer, büyükşehir belediye başkanı, üniversitelerin rektörleri, sanayi odası, ticaret odası gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bulunmaktaydı. Bu arada ilk pandemi kurulu toplantısına Tabip Odası çağırılmamıştı. Bu nedenle pandemi kurulu öncesi valilikte yaptığım sunumda bunun bir eksiklik olduğunu ve pandemi kurulunda tabip odası, diş hekimleri odası, eczacılar odası ve sağlık iş kolundaki sendika temsilcilerinin de yer alması gerektiğini belirtmiştim. Bu önerim dikkate alınarak, bu örgütler de benim katıldığım ikinci pandemi kurulu toplantısına davet edildiler ve görüşlerini ilettiler.  Toplantı valinin açılış konuşmasının ardından sağlık müdürünün ildeki durum hakkında bilgi vermesiyle devam etti ancak burada il ile ilgili hiçbir sayısal veri paylaşılmadı. Sonrasında salonda bulunan temsilcilerden söz almak isteyenlere söz verildi ve yaklaşık 2 saati aşan bir toplantı gerçekleştirilmiş oldu. Bu toplantıdan başka Zoom üzerinden benzer içerikle bir toplantı daha gerçekleştirildi. Genel olarak bakıldığında en azından benim katıldığım pandemi kurulunun daha çok danışma ve istişare niteliği taşıdığını, mevcut durumun değerlendirildiği, konuyla ilgili tarafların görüş ve önerilerini ilettiği bir mecra olduğunu söylemek mümkün. <strong><em>Pandemi kurulunda alınması gerekli görülen önlemler ile ilgili kararlar ise İl Hıfzıssıhha Kurulu’na iletilmek üzere tavsiye kararı olarak alındı.</em></strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sizin bir halk sağlıkçı olarak ne kadar değerli işler yaptığınızı biliyoruz ve bu yüzden il pandemi kurulunda bulunmanız sevinç kaynağı. Kurulda bulunmanızı siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Yani şunu sormak istiyorum alınan kararlarda gerektiği gibi etkili olduğunuzu hissediyor musunuz? Yoksa söylemleriniz bir öneri düzeyinde mi kalıyor?</strong></p>



<p>Pandemi kurulunda bulunmak özellikle kurumsal kimliğimizin tanınması açısından önemliydi. Bir kentte halk sağlığını ilgilendiren önemli bir sorunda Üniversitelerin Halk Sağlığı Anabilim dallarının bir kurumsal kimlik olarak yer alması gerekiyordu ve bu sağlandı. Bu süreçte yaptığımız katkılar nedeniyle bundan sonra da halk sağlığı ile ilgili diğer sorunların ele alınmasında kurumsal olarak göz ardı edilmeyeceğimizi düşünüyor ve umuyorum. Süreçte pandemi kurulundan çok Vali ile yaptığımız küçük grup toplantılarının alınan kararlarda etkili olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca sağlık müdürlüğünde yaptığımız günlük toplantılar ve bu toplantılarda mevcut ya da yeni ortaya çıkan sorunlar karşısında birlikte görüş alışverişinde bulunmak da bu süreçte etkili olmuştur. Bu toplantılar sayesinde hem kendimi hem de düşüncelerimi daha iyi ifade etme şansım oldu. Karşılıklı bir öğrenme ve öğretme sürecini yaşamak ve birlikte çalışma kültürünün gelişmesi ve iyi niyet bu sürecin diğer çıktıları oldu. Alınan kararlarda etkili olduğumu düşündüğüm uygulamalar olduğu gibi öneri düzeyinde kalanlar da oldu. Örneğin, ilimiz için diğer illerden farklı olarak yapılan bir uygulama olarak diğer illerde hastanede yatırılmayıp eve gönderilen ve evde izole olmaları istenen COVID pozitif hastaların bakım ve izlemleri için yurtlara alınması uygulamasının gerçekleşmesinde etkili olduğumu söyleyebilirim. Bu uygulamanın içeriği kısaca şöyle yapılandırıldı. İlimizde bulunan beş pandemi hastanesine bağlı yurtlar tahsis edildi. Bu hastanelere COVID şüphesiyle başvuran hastaların (1) test sonuçları çıkana kadar, (2) test sonucu pozitif olup hastanede yatması gerekmeyen hastaların ayaktan tedavi süreci boyunca yurtlarda barındırılması sağlandı. Yurtlarda bakım veren personel bağlı bulunan hastaneden görevlendirildi. Yurtlarda bulunan hasta ve personele yemek, güvenlik, ulaşım ve internet gibi hizmetler sağlandı. Psikolojik danışmanlık verildi. Birinci gruptaki test sonucunu bekleyen kişiler ile ikinci gruptaki tedavi sürecini yurtlarda tamamlayan kişiler ayrı bloklara yerleştirildiler ve böylece yurt içi bulaş riskinin de önüne geçilmiş oldu. Uygulamanın tanıtımı için müdürlükteki halk sağlığı uzmanı arkadaşımızın yer aldığı halka yönelik bir video da hazırlandı. Süreç içerisinde Lancet’de kurumsal izolasyonun evde yapılan izolasyona göre yeni enfeksiyon hızını azaltmada daha etkin olduğunu gösteren bir çalışmanın da yayınlanmış olması, yaptığımız bu uygulamanın ne kadar yerinde olduğu konusunda bize güven verdi. İlimizde yaptığımız bir diğer uygulama da filyasyon çalışmaları kapsamında özellikle iş yeri hekimleriyle birebir irtibata geçip iş yerlerinde temaslı tespiti ve izolasyon çalışmalarına onların katılımını sağlamak oldu. Bunun dışında verilerin bilgiye dönüşmesi anlamında epidemiyolojik ölçütlerin hesaplanması ve raporlanması, bu raporların ve salgın grafiğinin başlangıçta il geneli için sonrasında vakalar arttıkça ilçe bazında günlük ayrıntılı olarak incelenmesi, ilçe sağlık müdürleri ile toplantılar yapılması, saha ziyaretleri yapılması gibi birçok etkinliği de beraber geçekleştirdik. Vaka sayılarının azalmasıyla beraber PCR testlerini temaslılara da uygulamaya başladık, çeşitli risk gruplarında da PCR testleri yapıldı ve günlük test sayısı olarak en fazla test yapılan illerden biriyiz. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bildiğiniz gibi bir ‘Normalleşme Dönemi’ne girdik. Bu sürece geçişi hızlı bulanlar oldu. Siz ne düşünüyorsunuz? Normalleşme sürecinin yönetimiyle ilgili önerileriniz var mı?</strong></p>



<p>Herşeyden önce bu salgın ile birlikte salgından önce yaşadığımız “normal”in ne olduğunu iyi sorgulamamız gerekiyor diye düşünüyorum. Çevrenin kirletildiği, doğanın yıkıma uğratıldığı, emek sömürüsünün arttığı, yaşam biçimi olarak sürekli tüketimin empoze edildiği bir sistem ne kadar normal olabilir? “Normalleşme” hızını da aslında normal dediğimiz bu sistem belirliyor. Bu nedenle ben terminolojik olarak normalleşme kavramını doğru bulmuyorum. Uluslararası düzlemde bu sürecin <strong><em>“toparlanma (recovery)”</em></strong> veya <strong><em>“yeniden açılma (reopening)”</em></strong> olarak nitelendiği görülüyor yeni normal diyenler de var. Örneğin bir süre önce DSÖ,&nbsp;the Global Climate and Health Alliance ve&nbsp;Mission 2020 girişimleri öncülüğünde&nbsp; pandemi sonrası dönemde sağlıklı bir iyileşme yaşanabilmesi için G20 ülkelerinin liderlerine yönelik bir çağrı yapıldı ve bu süreç de <strong><em>“healthy recovery”</em></strong> yani <strong><em>“sağlıklı toparlanma”</em></strong> diyebileceğimiz bir kavramla tanımlandı. Bu açıdan toparlanmanın “normal” dediğimiz kapitalist sistemin ihtiyaç ve isteklerine göre değil insanı ve sağlığı gözeten ve sağlıklı yaşamı destekleyici bir yapıda olması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla sorunuza gelecek olursam, pandemi yönetiminden sağlıklı toparlanma sürecine geçiş zamanlaması için yine DSÖ’nün belirlediği kriterlere bakmak gerekiyor. DSÖ’ye göre virüs geçisi kontrol altına alınmalı, sağlık sistemi her vakayı tespit edebilmeli, izole edebilmeli ve her temaslıyı belirleyebilmeli, sağlık tesislerinde salgın riski minimuma indirilmeli, işyerleri, okullar ve diğer önemli alanlarda koruyucu önlemler alınmalı, yeni importe vaka riski için önlem alınmalı, toplumun uyumu ve katılımı sağlanmalıdır. Sağlıklı toparlanma sürecinin toplum katılımının sağlandığı, toplumun tüm kesimlerinin istek ve ihtiyaçlarının gözetildiği ve bilimsel bilgilerin yol göstericiliğinde olması gerektiğini düşünüyorum.</p>



<p>Ülkemize gelince bir süredir toplumun genelinde bir hareketlenme görülüyordu ve salgını kontrol altına aldığımız ile ilgili söylemlerin de etkisiyle büyük bir beklenti vardı. Nitekim toparlanma sürecine ilişkin takvim 28 Mayıs&#8217;ta açıklandı. Buna göre 1 Haziran&#8217;dan itibaren yeni normale geçileceği görülmektedir. Bu kapsamda önemli bir hazırlık faaliyeti olarak değerlendirebileceğim bir rehber var. 26 Mayıs&#8217;ta Sağlık Bakanlığı tarafından bilim kurulu üyelerinin görüşleri doğrultusunda hazırlanan <strong><em>“Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi”</em></strong>nde 27 adet sektöre ait alınması gereken önlemler yayınlandı. Bu rehberin varlığı önemlidir ancak önlemlerin hayata geçirilmesi için mutlaka toplumsal denetim mekanizmaların kurulması gerekiyor. Zamanlama konusunda erken olduğunu düşünmekle beraber, takvim ilan edildiğine göre artık bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için çalışmalıyız diye düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>‘Normalleşme’ ülkemizde nasıl devam ediyor şu ana kadar? Toplumun uyumu nasıl? Gözlemleriniz nelerdir?</strong></p>



<p>Toparlanmaya ilişkin ilk düzenlemelerin sistemin sembol yapıları olan AVM’lerde başlatılması salgından önce örülmüş olan <strong><em>tüketim kültürünün yeniden inşası</em></strong> anlamında önemli olduğunu düşünüyorum. Tabi ilk günden soluğu AVM kapılarında alan yurttaşların varlığını görmek rahatsız edici olsa da bireyleri hemen yargılamamak gerektiğini düşünüyorum. Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta aslında pandemi sürecindeki önlemlere kimlerin neden uyamadığıdır? Kimlerin evde oturmak varken, hastalık ve ölüm tehlikesine rağmen dışarıda olmak zorunda olduğudur. Pandeminin zengin fakir kimseyi ayırt etmeden herkesi eşit oranda etkilediğini düşünemeyiz. Bazı sıra dışı örnekler olmasına karşın (bazı ülkelerdeki yöneticiler, ünlü sporcu ve sanatçılar gibi) <strong><em>dünya genelinde salgından etkilenen kişiler çoğunlukla işçiler, evsizler, kimsesizler, kurumsal bakım alan yaşlılar gibi toplumun dezavantajlı gruplarıdır.</em></strong> Evden çıkması yasak olan 65 yaş üstü ya da 20 yaş altı gruplarda olup da çalışmak zorunda olan ve bu nedenle dışarı çıkan insanlar vardır. Yaşamsal olmayan sektörlerde bile sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar durdurulmamış ve işçiler işlerini kaybetme korkusu nedeniyle pandemi riskine rağmen çalışmaya devam etmişlerdir.&nbsp; Bu nedenle <strong><em>toplumsal önlemlere uyumu değerlendirirken sadece bireylerin davranışları üzerinden değil bunların nedenselliği üzerinden değerlendirmeye ihtiyaç vardır.</em></strong> Özellikle ABD ve kimi Avrupa ülkelerinde bile ekonomik kaygılar pandemi korkusuna üstün gelmiş ve insanlar karantinaya karşı çıkıp, karantina önlemlerinin kaldırılması için hastalık riskini göz ardı edip protesto toplantıları düzenlemişlerdir. Salgın sırasında olduğu gibi toparlanma sürecinde de toplumdan beklenen maske kullanımı, fiziksel mesafe ve hijyen kurallarına uyum göstermeleridir. Bu kapsamda bireylerin maske kullanımı, fiziksel mesafeye uyumu ve hijyen kurallarına uyma gibi davranış değişikliği gerektiren önlemler için düzenleyici toplumsal mekanizmalara ihtiyaç vardır. Denetimler ve cezalar tek başına yeterli olmamakta, örneğin maskelerin ücretsiz temin edilmesi, hijyenin sağlanması için ücretsiz kamusal ulaşılabilir su kaynakları (örneğin sokak çeşmeleri gibi) veya ücretsiz el dezenfektanlarının otobüs durakları ve kapalı mekânlarda bulundurulması gibi uygulamalarla bu davranışların yerleşmesi sağlanabilir diye düşünüyorum. Toplumun genel anlamda maske kullanımına uyduğunu (kimi hatalı kullanımlara rağmen) gözlemliyorum. Fiziksel mesafenin korunamadığı yerlerin başında özellikle İstanbul gibi kalabalık şehirlerde toplu ulaşım araçlarının geldiğini görebiliyoruz. Ulaşım araçları için var olan düzenlemelere rağmen bu sorunlar devam ettiği için özellikle işe gidiş geliş zamanlarının düzenlenmesi, sefer sayılarının arttırılması gibi ek önlemlere gereksinim olduğu söylenebilir. <strong><em>Tüm bu düzenlemelerin yanı sıra toparlanma sürecinde topluma yönelik sağlık eğitimi uygulamalarının da sistematik olarak sürdürülmesi gerekir.</em></strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Hocam son olarak ülkemiz ve dünya için gelecekte nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>COVID-19 pandemisinin aslında nasıl bir dünyada yaşadığımızı, küreselleşmenin dünyamızı nasıl etkilediğini, yaşam biçimlerimizin sağlığa uygunluğunu, sağlık hizmetlerinin ve sistemlerinin sağlığı koruma ve geliştirmede ne kadar başarılı olduğunu da gösteren bir tür indikatör olduğunu düşünüyorum. Son verilere göre dünyanın en ücra köşeleri de dahil 200’den fazla ülkede hastalık görüldü. Küreselleşme sonucunda insan hareketleri ve ticari malların dolaşımının ne kadar artmış olduğunu Çin’de başlayan bir hastalığın çok kısa sürede Avrupa ve Amerika kıtalarına ulaşmasıyla anlıyoruz. Bu durum toplumları bulaşıcı hastalıklar karşısında duyarlı ve kırılgan hale getiriyor. Ayrıca tüm toplumlarda yaşam biçimlerinin benzerliği, benzer tüketim davranışları da bu duyarlılığı arttırıyor. Tıpkı bitki dünyasında biyoçeşitliliğin azalmasına yol açan tek tip <strong><em>(monokültür)</em></strong> tohumların hastalıklara daha duyarlı olması gibi insan toplulukları da başka coğrafyalarda ortaya çıkan hastalıklara karşı savunmasız hale gelebiliyor. Özellikle iklim değişikliği ve ekolojik yıkım bu tür pandemilerin de hazırlayıcısı haline gelmiştir. <strong><em>Küresel iklim değişikliği</em></strong> nedeniyle birçok vektörün yaşam alanları genişlemekte, insan-hayvan temasının artmasıyla birlikte zoonotik enfeksiyonlar ve vektörle bulaşan hastalıklarda artışlar yaşanmaktadır. Nitekim COVID-19 da bir zoonotik enfeksiyondur ve ilk vakalar Wuhan’daki canlı hayvan pazarından çıkmıştır. SARS-CoV-2 virüsünün yarasalarda bulunan bir virüs olup henüz bilinmeyen ama pangolin olduğu düşünülen bir ara konağa geçerek insanda hastalık yapar hale geldiği düşünülmektedir. Normalde bir araya gelemeyecek farklı türdeki hayvanların bir arada bulunduğu canlı hayvan pazarı da türler arasında bu geçişe olanak sağlayan bir ortam olmuştur. Bunun arkasında da yaban hayvan ticaretinin geldiği devasa boyutlar vardır. Ormanların yok edilmesi, artan yapılaşma ve insan aktiviteleri, hava, su, toprak kirlilikleri canlı türlerinin topyekün etkilenmesine, ortadan kaybolmasına yol açıyor. Bu uygulamalar devam ettiği sürece de yeni pandemilerin ve diğer çevresel felaketlerin olması kaçınılmazdır. Özetle söylemek istediğim bu dünyada yalnız olmadığımızı ve diğer canlı türleriyle bir arada ve onlarla etkileşerek yaşadığımız gerçeğini unutmamalıyız. Bu nedenle sağlıklı toparlanma süreci ve sonrasında diğer canlıların yaşam alanlarına ve doğaya saygılı, ekolojiyi ve tek sağlık anlayışını merkezine alan yeni bir döneme geçmeliyiz. Pandemiyle birlikte sağlık hizmetlerinin sadece tedavi edici hizmetlerden ibaret olmadığı, çevreye ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin bir bütün olarak sunulmasının ne kadar önemli olduğu da bir kez daha kanıtlanmıştır. <strong><em>Bu nedenle bundan sonra da herkes için sağlık hakkını savunmaya ve sağlık hizmetlerinin kamusal olarak, herkese eşit sunulması ve ulaşılabilir olması gerektiğini söylemeye ve hayata geçirmek için çalışmaya devam etmeliyiz.</em></strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong><a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com">aysegulsenteker@gmail.com</a></strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-9/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-9%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-9&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-9%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-9/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-9</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3912</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-8</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-8/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-8</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2020 21:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[Coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Arslantaş]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Bu haftaki röportajımızın konuğu Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde görev yapan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ebru Arslantaş. Biliyorsunuz [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-8/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-8</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Bu haftaki röportajımızın konuğu <strong>Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü</strong>’nde görev yapan <strong>Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ebru Arslantaş</strong>. Biliyorsunuz Zonguldak, ülkemizin pandemi sürecinde diğer küçük illerden farklı bir seyir gösterdi. Bu nedenle Zonguldak’taki durumu özel olarak değerlendirmek istedik. Uzm. Dr. Ebru Arslantaş 2 yıldır Zonguldak ilinde halk sağlığı uzmanı olarak çalışıyor. Uzmanlık eğitimini Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD’nda tamamlamış. Kendisine röportaj için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sağlık Bakanlığı 2 Nisan’da illere göre COVID-19 vaka sayısını duyurdu. Zonguldak’ta nüfusa göre vaka sayısının yüksekliği dikkat çekti. Daha sonra alınan önlemler 30+1 ilde daha sıkılaştırıldı ve bu ‘+1’ Zonguldak’tı. Zonguldak’ta riski artıran etmenler neler? Neden diğer küçük illerden farklı bir durumda?</strong></p>



<p>Zonguldak yaş ortalaması yüksek bir madenci kenti. Bu nedenle Zonguldak&#8217;ta çalışan 10 binin üzerindeki maden işçisinin ve geçmiş yıllarda emekli olan madencilerin mesleki hastalıkları bulunmakta. Akciğer ve solunum yolu hastalıkları ile KOAH şehirde çok yaygın ve pnömokonyoz nedenli ölümler sık. Bu nedenle nüfusun büyük çoğunluğu risk grubunda yer alıyor.</p>



<p>Bunlarla beraber Zonguldak’ta 1,5 km karelik bölgede 7 adet termik santral ünitesi bulunuyor. Bu santraller yıllarca baca filtresi takmadan çalışmış ve sonuç olarak kanser nedeniyle ölümlerde TÜİK verilerine göre&nbsp; son 10 yılda yüzde 54, solunum yolu nedenli ölümler de ise yüzde 87 artış görülmüştür. COVID-19, solunum yolu rahatsızlığı olanları daha çabuk etkileyip yayıldığı için nüfusuna oranla corona ölüm sayısında 10 il arasında birinci sırada bulunuyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi öncesinde Zonguldak’ta ne gibi hazırlıklar yapıldı?</strong></p>



<p>Türkiye’de ilk COVID-19 vakası görüldüğünde ilimizde henüz kesinleşmiş bir vakamız yokken UHK (<em>Umumi Hıfzıssıhha Kurulu)</em> ile virüsten korunmaya yönelik gerekli tedbirlerin erken alındığını söyleyebilirim. İl Sağlık Müdürlüğü olarak bu konuda farkındalığımız başından beri çok yüksekti ve İl Pandemi Koordinasyon Kurulu bu süreçte aktif olarak çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. Ülke geneli alınan tedbirlerin dışında, COVID-19 gündemimize girdiği andan itibaren umuma açık yerler başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlar devamlı kontrol altında tutuldu ve dezenfekte edilmeye başlandı. Bu dezenfeksiyon işlemlerinin etkinliği sorgulansa da insanlar üzerindeki farkındalığı artırmak adına önemli olduğunu düşünüyorum. COVID-19’dan korunma amaçlı yayınlanan bilgilendirme afiş ve broşürleri kamu kurum ve kuruluşlarına, il merkezinde çeşitli cadde ve sokaklarda yer alan billboardlara asıldı. Zonguldak bu olayın ciddiyetini erken fark eden şehirlerden. Tabi bu vaka sayımızın çok olmasının önüne geçemedi malesef&#8230;.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Siz COVID-19 ile mücadelede ne gibi görevler aldınız?</strong></p>



<p>COVID-19 vakalarının yavaş yavaş görülmeye başladığı dönemde ben KETEM’de kanser taramalarını artırmaya çalışmakla meşguldüm. Vakalar arttıkça İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Birimine görevlendirildim. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanımız benden merkez ve ilçeler dahil filyasyon ekibini oluşturmamı istedi. İl genelindeki tüm sağlık kuruluşları (özel hastaneler dahil) ve Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı hocalarımız ile beraber bir filyasyon ekibi oluşturduk. Pandemi süresince sıkı bir koordinasyonla çok iyi çalıştığımızı söyleyebilirim. Ekibimizin farkındalığı başından beri çok yüksekti ve gerçekten çok aktif çalıştık bu süreç boyunca. Ancak filyasyondaki başarımız vaka sayımızın artmasına engel olamadı. Çünkü insanların altta yatan kronik akciğer hastalıkları COVID-19’un daha ağır seyretmesine ve bulaştırıcılığın artmasına sebep oldu. Pandemi devam ettiği sürece çalışmalarımız da devam ediyor. Ayrıca iki haftadır da AVM denetimlerine çıkıyoruz. Tüm uzman arkadaşlarımın aslında yaşadığı ortak süreç…</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Zonguldak’ta ilk vaka görüldüğünden bu yana geçen süreci ve mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>



<p>Zonguldak’ta ilk vaka İstanbul’daki vakadan yaklaşık 1 hafta sonra ortaya çıktı. Hastalığı sınırlamaya yönelik yapılan tüm önlem ve uygulamalara rağmen vaka sayımızın artmasına engel olamadık. Pandemi başladığı dönemde ilimize İstanbul’dan çok giriş oldu. Bu durum bizi oldukça olumsuz etkiledi. İnsanların korunmaya yönelik gerekli duyarlılığı göstermemelerinin de katkısı büyük tabi. Filyasyon çalışmalarımız sonucunda oldukça olumlu sonuçlar aldık. Özellikle son dönemde bulaştırıcılığı önlemeye yönelik alınan tedbirler de ülke genelinde olduğu gibi vaka sayılarımızın azalmasında oldukça etkili oldu.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Türkiye’de ilk vakanın görülmesinden bu yana 2 ay geçti, bu iki aylık süreçte ilinizdeki salgın yönetiminin zayıf ve güçlü yanları nelerdir sizce? Önerileriniz var mı bundan sonraki süreçle ilgili?&nbsp;</strong></p>



<p>Pandemi başlangıcından bu yana çok fazla test yaptığımızı söyleyebilirim. Belki yakaladığımız vaka sayısının çok olmasının bir sebebi de bu… PCR pozitif veya BT’si COVID-19 uyumlu vakaların temaslılarının izolasyon ve karantina işlemlerini çok sıkı ve geniş kapsamlı tuttuk. Rehber sürekli güncellendi biliyorsunuz ve açıkçası biz rehbere bağlı kalmadık. Daha rijid kararlar uyguladık. Ancak malum ülke genelinde insanları evde tutabilmek çok zor oldu ve hala da öyle. Her ne kadar uyarılarda bulunulsa da insanların alışkanlıklarından vazgeçememesi, tabloya bakıldığında vaka sayılarının azaldığını görüp rehavete kapılmaları, koruyucu önlemler almadan, umarsızca rutin hayatın seyrine tekrar dönmeleri bazen tüm emeklerimizi boşa çıkarabiliyor. Pandeminin başlarında sokağa çıkma kısıtlamaları uygulansaydı bugünlerde vaka sayımız çok daha az olacaktı. Bundan sonrası için de birtakım kısıtlamaların devam etmesi, durumu bir süre daha kontrol altına almamızda etkili olacaktır. Ancak salgından etkilenen tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ekonomik yaşam durma noktasına geldi. İnsan hayatı çok değerli evet ama diğer taraftan hayatın idamesi için ekonomi de düşünülmek zorunda. Aradaki dengeyi kurmak zor; <strong><em>etkili bir maliye politikası uygulamaya çalışırken salgın kontrolünde gevşemeye gidilmemeli diye düşünüyorum.</em></strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Tabi ki önemli bir konu Zonguldak’ta COVID-19 enfekte kişilerin önemli bir kısmının sağlık çalışanlarından oluşmasıydı. Sizce neden sağlık çalışanları korunamadı? Bu konuda neler yapılabilir?&nbsp;</strong></p>



<p>Sağlık çalışanları korunamadı ifadesini ben doğru bulmuyorum açıkçası. Hastanelerimizin hepsinde tüm sağlık personeli kişisel koruyucu ekipmanları etkin bir biçimde kullanmaya çalışıyor. En çok risk altında olan gruptalar ve herkes olayın ciddiyetinin farkında. Ama vakamız çok, insanlar virüsten çok daha fazla etkilendi. Zeminde yatan hastalıklarından dolayı ve bulaştırıcılık oranları çok yüksek. Ayrıca virüsü nereden ne zaman aldığımız da belli olmuyor maalesef. Bununla beraber riske atmamak adına sağlık personelimize çok test yaptık biz. Belki de bundan dolayı bu sonucu aldık. Sonuçta bu hastalığı asemptomatik geçiren sağlık personeli de olabilir ve test yapmazsanız bu kişilerin pozitifliğini saptayamazsımız.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Zonguldak’ta COVID-19 dışında ne gibi toplum sağlığı sorunları bulunuyor? Örneğin hava kirliliği önemli bir sağlık sorunu. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?&nbsp;</strong></p>



<p><strong><em>Zonguldak termik santraller ve kömür madenleri yüzünden akciğer CA, KOAH ve astım hastalığının çok yoğun olduğu bir şehir.</em></strong> Çevre Mühendisleri Odası’nın termik santrallerin yoğunlaştığı Çatalağzı beldesinde yaptıkları ölçümlere göre, hava kirliliği hem ulusal hem de Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen sınır değerleri aşıyor. Sonuç olarak hava akciğer hastalıklarının dışında kanser hastalıkları, beyin ve kalp damar hastalıkları, düşük, erken doğum gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak gelecekte ülkemiz ve dünya için gelecekte nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>Gerçekten olumlu düşünmeyi isterdim ancak gerçekleri görmezden gelemiyoruz çoğu zaman. En başta doğaya ve çevreye duyarsız yaşıyoruz. Verdiğimiz zararın farkında değiliz ve yaşanan iklim değişiklikleri bugün de dahil olmak üzere gelecekte tüm dünyayı tehdit eden birçok olumsuzluk yaratacak. Bu konuda Halk sağlığı uzmanları olarak çevre sağlığı konusunda farkındalığı artırmak adına daha fazla çalışma ve araştırma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca tamamen teknolojik bir hayat bekliyor gelecek nesilleri. Yapay zeka ve robotlar hayatımızda daha fazla yer alacak. Birçok olumlu katkısının yanında birtakım iş kolları ve mesleklere yön verecek. Sonuç olarak da teknolojiyi kontrol edenler tüm dünyayı yönlendirecek. Yaşadığımız dönemden çok daha fazlasıyla… İyimser olmak ve düşünmek istiyorum ama zihnimdeki olumsuz resmi silmeye yetmiyor…</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>aysegulsenteker@gmail.com</strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-8/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-8%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-8&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-8%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-8/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-8</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3761</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-7</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-7/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-7</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2020 15:41:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asistan]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[hidayet kasım]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da bir Halk Sağlığı Araştırma Görevlisi ile sohbetimizi gerçekleştirdik. Dr. Hidayet [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-7/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-7</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da bir Halk Sağlığı Araştırma Görevlisi ile sohbetimizi gerçekleştirdik. <strong>Dr. Hidayet Kasım Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD</strong>’nda eğitimine devam ediyor. Kendisine röportaj için teşekkür ederiz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Ülkemizde ilk vaka duyurulduğu gün DSÖ pandemi ilan etti. Bu tarihin üzerinden yaklaşık 2 ay geçti. Kurumunuzda süreci nasıl izlediniz? Neler yaptınız? Nasıl hazırlandınız? Örneğin eğitimler yapıldı mı bu konuda? Sadece bölümünüz değil fakültenin ve hastanenizin sağlık çalışanlarına yönelik eğitimleri oldu mu? Yeterli miydi?</strong></p>



<p>Bölüm olarak Çin’de salgının yayılmasından itibaren süreci yakından takip ettik. Gerek derslerde gerekse yaptığımız seminer ve toplantılarda gündemimizi oluşturan konulardan biriydi. Asistan olarak COVID polikliniğinde görevlendirildiğimizde gruplar halinde hastane eğitimlerine katıldık. Örnek alma ve poliklinikte çalışırken dikkat edeceğimiz hususlar anlatıldı. Sürece hazırlanma imkanı bulabildik.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi konusunda kurumunuzda ya da bireysel olarak hangi görevleri aldınız?</strong></p>



<p>COVID polikliniğinde görev aldım. COVID şüphesi yüksek olan hastaların ilk muayeneleri ve örnek alınması işlemlerinde görev aldım.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Asistanlık sürecinde aldığınız eğitim size göre yeterli miydi? Pandemiden sonra yetersizlik hissettiğiniz konular hangileri gerek teorik gerek saha eğitimleri nasıl geliştirilebilir? Özellikle ‘Salgın’ konusundaki eksikleri öğrenmek istiyorum.</strong></p>



<p>Salgın süresince yapabileceklerimi yahut yapamayacaklarımı değerlendiremiyorum. Çünkü bu süre içerisinde İl / İlçe Sağlık Müdürlüklerinde doğrudan görev almadım. Henüz asistanlık sürecimin başındayım. Bununla birlikte epidemiyoloji eğitimimizin bizi yetkin hekimler olarak yetiştireceğini düşünüyorum. Salgın epidemiyolojisi derslerini Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar hocamızdan aldık. Pratik anlamda eğitimimizin verimli ve yeterli olduğunu düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi sürecinde olması gerektiği gibi görevlendirildiğinizi düşünüyor musunuz? Sahada süreci takip edebildiniz mi? Örneğin İl ya da İlçe Sağlık Müdürlüklerine rotasyon yaptınız mı süreci gözlemlemek için?</strong></p>



<p>Hayır yapmadım. Poliklinik görevlendirmesinde benden beklenen daha çok belge ve angarya işlerdi. Hasta demografik bilgilerinin, anamnez verilerinin, bilgisayar tomografi, laboratuvar ve nazofarenks sürüntü sonuçları gibi tetkiklerin sisteme kaydedilmesi gibi angarya işler bir hayli fazlaydı. Ayrıca sağlık bakanlığı sistemine ait 2 ayrı formu da doldurulmam gerekiyordu. &nbsp;Hastalardan nazofarengial sürüntünün alınması da biz asistan hekimlerin göreviydi. Maalesef il sağlık müdürlüklerinde rotasyon yapmadık ve bu anlamda sahada aktif görev almadım. Bunda salgının hızlı gelişmesi ve klinik anlamda büyük iş yükü gerektirmesi etkili oldu. Bence böyle bir pandeminin klinik ayağında da tecrübe kazanmak önemliydi.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi süreci elbette küresel bir trajedi ancak bir yandan da halk sağlığı konusunda bulunmaz bir eğitim fırsatı. Süreç size neler kattı?</strong></p>



<p>Bizim için gerçekten önemli bir eğitim fırsatıydı. Tarih kitaplarında gördüğümüz salgınları bizzat görmüş olduk. Bulaşıcı hastalıkların dünya çapında siyasi ve ekonomik olarak ne kadar büyük sonuçları olduğunu gördük. Filyasyonun ve halk sağlığının önemini çok iyi kavradığımızı düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi sürecinde alığınız görevler sırasında yaşadığınız olumsuzluklar nelerdir?</strong></p>



<p>Bazı şeylerin değişmediğini görmek gerçekten üzücü oldu. Hastaların sisteme kaydedilmesi elbette gerekli ama sonrasında doldurduğumuz formlar, bakanlığın ayrı bir sistemine tekrar kaydetmemiz hep angarya iş oluşturuyordu. Bilindiği üzere sistemsel yavaşlıklar, donanımsal yetersizlikler bu ülkede hiç bitmiyor. Hastayı muayene edebilmek için bu prosedürleri aşmak gerekli. Muayene süresinin büyük kısmını bu prosedürler oluşturuyordu. Tabi insanımız oldukça sabırsız, bir süre sonra söylenmeye başlıyor. Acil günlerimi anımsadım. Tabi orada çok daha farklı sıkıntılar da vardı; ama bu çağda hala bu sorunların bitmeyişi, işlerin pratik olmaktan bu kadar uzak olması gerçekten can sıkıcıydı.</p>



<p>İş güvenliği konusunda eksiklikler vardı. Hastane dışında bir örnek alma kabininin olması güzeldi ama kabinde dışarıyla bağlantımızı kesecek eldiven olmaması, aldığım örneği koyacak dolap olmaması, kabinin negatif basınçlı olmaması bulaş riskini artıran detaylardı.</p>



<p>Bir de bakanlığın herkese tavandan ödeme yapacağız dediği ek ödeme konusu var. Aslında çevremdeki hiçbir arkadaşımın böyle bir maddi beklentisi yoktu. Sonra reklam yapılırcasına günlerce medyada yer buldu bu haberler. Sürecin sonunda ise dramatik olarak üniversitedeki asistanlar reklamı yapılan bu ödemeleri alamadı. Alan arkadaşlarımız ise komik ücretler aldı. Büyük bir adaletsizlik oluştu. Oysa bizim böyle bir beklentimiz yoktu ve bu durum bence son yıllarda sıkça olduğu gibi hekimliğin itibarını zedeledi. Bu da tabi ki motivasyon kaybı ve umutsuzluğa yol açtı. Kaldı ki böyle bir ücret dağıtılacak ise temizlik personelinden öğretim üyesine kadar olabildiğince eşit dağıtılmalıydı. Bu 100 yılda bir görülen pandemide herkes elinden geldiğince çalıştı ve herkes eşit risk altındaydı<strong><em>. Hiçbir sağlık çalışanının canı diğerinden daha değersiz değil.</em></strong> Öğretim üyeleri de, asistan hekimler de, hemşireler de, temizlik çalışanları da çalışırken eşitlendikleri gibi ücret konusunda eşitlenmedi. Bu adaletsiz bir uygulamaydı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sizin asistan olmadan önce sahada aldığınız görevler var. Bunu da göz önünde bulundurarak sizce halk sağlığı araştırma görevlileri sahaya hazır bir şekilde uzmanlık eğitimlerini tamamlıyorlar mı?</strong></p>



<p>Öncelikle halk sağlığı eğitimini tamamlayarak halk sağlığı uzmanı olduktan sonra ne iş yapacağımızı ve nerede çalışacağımızı bilmemiz lazım. Ana sorun bu. Çünkü tıp fakültesi eğitimiyle benzer bir sorun var burada da. Nasıl tıp fakültesinde dahiliyede glomerülenefritlerin alt tiplerine kadar öğreniyoruz, sonra atanıyoruz ve x şehrin y ilçesinde basit idrar tahlili bile yapamıyoruz. Basit şeker takibi olunca soğuk soğuk terliyoruz. Anlatmak istediğim, pratik kazanmayınca sahada zorlanıyoruz.</p>



<p>Halk sağlığı eğitiminde de çoğumuz akademisyen gibi yetiştiriliyoruz ve pratikte yetersiz kalıyoruz. Aslında birçoğumuz uzman olarak çalışacağız. Teorik eğitim gerçekten güzel. Kendi üniversitem adına söyleyebilirim en azından. Halk sağlığı uzmanları eskiden TSM şu anda İSM diye adlandırılan merkezlere atanıyor. Burada çok çeşitli saha deneyimi gerekiyor. Çok geniş bir görev tanımımız var. ASM denetlemesi, çevre sağlığı, aşılama, eğitimler vb. gördüğünüz üzere yaptığımız işlerin çok büyük kısmında denetleyici, yürütücü pozisyonda çalışıyoruz ki bu gerçekten zor bir iş.</p>



<p>Bir de insan ilişkileri yönetimi var. Toplu iş yapabilme becerisi, planlama ve var olan işlerin adil dağıtılması gerekiyor. Dediğim gibi teorik önemli ama yaptığımız işin büyük kısmı insani ilişkiler, yönetim, denetleme gibi işler olacak. Bunların ihmal edildiği düşüncesindeyim.</p>



<p>Bakanlık tarafından istenen raporları hazırlayabilmek, aile hekimliği prosedürlerini iyi yönetebilmek için görev tanımlarını ve sorumlulukları iyi bilmek lazım. Bu işlerin yapılması ya da yaptırılması lazım. Bunları da nereden öğreneceğiz? Tabi ki yönetmeliklerden. Yönetmelikle alakalı herhangi bir şey bilmiyoruz ancak ekstra durum olduğunda bakma gereksinimi duyuyoruz. Bu da çoğu zaman yanlış kararlara ve hatalara neden oluyor.</p>



<p>İSM görev yetkileri, ASM görev yetkileri, alt birimlerin görev yetkileri, hatta birimde çalışan doktorundan hemşiresine görev ve yetki tanımlarını çok iyi bilmemiz lazım.</p>



<p>Atandığımız yerde il-ilçe idari işleri ve kamu yöneticileri ile birlikte yürütülmesi gereken işler ve toplantılar olacak. Ayrıca personel görevini yapmazsa tutanak tutmak gibi idari olarak sorumluluklarımız var. Hekimlere yönelik yapılan şikayet ve soruşturmalarda görev alacağız. Bunlarla ilgili pratik eğitim aldığımızı düşünmüyorum. Yani <strong><em>yaşayarak öğreniyoruz</em></strong> bu da insanda yetersizlik hissi yaratıyor. O yüzden perifer diye tabir ettiğimiz yerlerde çok sıkıntı çekildiğini düşünüyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Genel olarak Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimi’nin zayıf yanları nelerdir? Nasıl güçlendirilebilir?</strong></p>



<p>Yukarıda anlattığım sorunlar mevcut. Nasıl güçlendirilir? Bence çalışacağımız yere odaklı daha spesifik ve pratikle dolu bir eğitimle. Aslında eğitim mevzuatımızda 6 aylık saha görevimiz var ancak anlaşmalı İlçe Sağlık Müdürlüğünde bir sorumluluğumuz yok. Daha çok gözlemci gibiyiz. <strong><em>Saha eğitiminde sorumluluk verilerek çalıştırılmalıyız.</em></strong> Kararlar alıp çalışmak ve orada karşılaşılan sorunları hocalarımız ile birlikte irdeleyip çözümler sunmak eğitimimiz için güzel olabilir. Böylece uzmanlığa daha etkin başlayabiliriz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak gelecekte ülkemiz ve dünya için nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>&nbsp;Ülkemiz adına pek iyimser değilim açıkçası. Gerek siyasi gerekse toplumsal yönden sürekli durdurulamaz bir yozlaşma olduğu kanısındayım. Doktor olarak baktığımda ise daha kötüsü hiçbir doktor arkadaşımın yaptığı işten, aldığı maaştan, yöneticilerinin onlara olan tavrından memnun olduğunu görmedim. Herkese bir dokun bin ah işit durumu… Bazı forumlarda Almanya’da doktorluk gruplarını görmekteyim. O kadar yaygınlaştı yani. Bu beni çok üzmekte ve aslında geleceğe dair umudun da olmadığını göstermekte.</p>



<p>Dünya resmine baktığımda da ekonomik karamsarlık hali var. Sürekli artan gelir adaletsizliği ve yoksullaşma mevcut. Umarım güzellikler olur ama kısa vadede olacak gibi durmuyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>aysegulsenteker@gmail.com</strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-7/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-7%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-7&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-7%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-7/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-7</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3601</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-6</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-6/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-6</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2020 11:44:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asistan Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[eray öntaş]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, Pandemi Günleri Sohbetleri’nde bugüne kadar değerli hocalarımızla ve uzman hekimlerimizle röportajlar yaptık ancak tabi ki araştırma görevlisi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-6/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-6</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong> </p>



<p>Pandemi Günleri Sohbetleri’nde bugüne kadar değerli hocalarımızla ve uzman hekimlerimizle röportajlar yaptık ancak tabi ki araştırma görevlisi hekimlerimizi unutmak mümkün değil. Bu zorlu günlerde neler yaşadıklarını, düşündüklerini ve istediklerini duymak çok önemli. Bu nedenle bu haftaki sohbetimizin konuğu <strong>HASUDER Araştırma Görevlileri Çalışma Grubu Temsilcisi <a rel="noreferrer noopener" href="mailto:erayontas@hacettepe.edu.tr" target="_blank">Dr. Eray Öntaş</a></strong>. Kendisi, <strong>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde Halk Sağlığı</strong> <strong>Anabilim Dalı&#8217;nda</strong> uzmanlık eğitimine devam ediyor. Bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz. Bundan sonraki haftalar için konuk olarak katılmak isterseniz lütfen <a href="mailto:aysegulsenteker@gmail.com"><strong>aysegulsenteker@gmail.com</strong></a> adresine e-posta ile bildiriniz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>COVID-19 ne zaman ilgini çekmeye başladı? Hangi kaynaklardan süreci takip ettin?</strong></p>



<p>İnternet haber sitelerinde sağlıkla ilgili haberlerin oluşturulma, yayımlanma ve yayılma süreçleriyle ilgili hem sağlık haberlerinin içeriğini incelediğim hem de sağlık iletişimindeki aktörlerin görüşlerini değerlendirdiğim tezim için bir kaç aydır, özellikle yerli ve yabancı basında yer alan sağlıkla ilgili içerikleri takip ediyorum.</p>



<p>Bu süreçte çok sayıda haber içinden, sadece ilgi duyduğum ve bazı niteliklerini tercih ettiğim içeriğe odaklanabilmek için -gürültüyü azaltabilmek için- hem en sık ziyaret edilen hem de alternatif medya kanallarını RSS feed&#8217;leri aracılığıyla takip ediyorum. Bu süreçte COVID-19&#8217;la ilgili ilk yazılara yabancı medya kuruluşlarında rastladım.</p>



<p>Sonrasında ilk aylarda Dünya Sağlık Örgütü Durum Raporları, CDC, ECDC ülkelerde yayınlanan gelişmeleri öğrenmek için temel kaynaklar oldu.</p>



<p>Ülkelerdeki verileri derleyip vaka ve ölüm sayılarını görselleştiren<sup><a href="https://coronavirus.jhu.edu/map.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[1]</a>,<a href="https://ourworldindata.org/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[2]</a></sup>, açık verileri yayınlayan<sup><a href="https://github.com/pcm-dpc/COVID-19" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[3]</a></sup> kamu otoritelerinin pandemi yanıtlarını takip eden<sup><a href="https://www.bsg.ox.ac.uk/research/research-projects/coronavirus-government-response-tracker" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[4]</a></sup> websitelerini ve açık verileri derleyip paylaşan e-bültenleri<sup><a href="https://www.voyd.org.tr/tr" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[5]</a></sup> takip ettim. Bunun yanı sıra güncel literatür için Google Alerts, PubMed LitCovid sayfası ve Researcher app kullandım.</p>



<p>Ülkemizdeki gelişmeler için HASUDER Korona Postası&#8217;nı takip ettim ve sonrasında bu çalışma grubunun bir parçası oldum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>COVID-19 Pandemi süreci Halk Sağlığı Araştırma Görevlileri için çok büyük bir eğitim fırsatını da beraberinde getirdi. Kurumunda ya da bireysel olarak ne gibi görevler aldın bu konuda?</strong></p>



<p>Kurumumda, iş ve meslek hastalıkları polikliniğine görevlendirildim ve pandemi döneminde temaslı olan sağlık çalışanlarının risk değerlendirmelerini ve izlemlerini yapıyorum.</p>



<p>Bireysel olarak, HASUDER&#8217;in yayınladığı korona postasının görünürlüğünü arttırmak için web ve sosyal medya çalışma grubunda görev alıyorum. Böylesi yoğun emekle oluşturulan kolektif çalışmalar, bir okul gibi: yapmanız gerekenler, size yeni şeyler öğretiyor.</p>



<p>Ayrıca kendi bölümümde, fırsat veren sevgili hocalarımla araştırma yapma şansı buldum. Usta-çırak ilişkisi açısından çok değerli eğitim fırsatı benim için.</p>



<p>Bunun dışında uzaktan eğitim avantajıyla, pandemi yönetimi sürecinde yer alan hocaların tecrübelerini dinleme fırsatı oluyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>HASUDER Araştırma Görevlileri Çalışma Grubu’nun yürütücülüğünü yapıyorsun. Süreçte Halk Sağlığı Araştırma Görevlisi hekimler ne gibi görevler alıyorlar? Gerektiği gibi sürece dahil oluyorlar mı sence? Örneğin sahada pandemi yönetimi sürecine katılabiliyorlar mı?</strong></p>



<p>Bu süreçte Halk Sağlığı Tıpta Uzmanlık Öğrencileri, hastanelerde COVID polikliniklerinde, triyajda, iş ve meslek hastalıkları polikliniklerinde, COVID servislerinde, enfeksiyon kontrol komitelerinde çalıştılar, il ve ilçe sağlık müdürlüklerinde görevlendirilerek filyasyon çalışmalarına katıldılar. Hem ilk değerlendirmede hem de izlemde görev aldılar. Bulaşıcı olmayan hastalıklardan, yeniden bulaşıcı hastalıklara doğru geçişin olduğu bir paradigma kayması yaşanacağı düşünülen &#8220;Pandemiler çağında&#8221;, il pandemi kurullarını yakından izlemek ve sahadaki gelişmelerini takip etmek, bu süreç içerisinde görev alıp tecrübe kazanmış olmak isterdim, aynı şekilde tüm uzmanlık öğrencisi arkadaşlarımın da pandemi yönetiminin bir parçası olmasını isterdim.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Araştırma Görevlisi hekimlerin süreçle ilgili yaşadıkları olumsuzluklar nelerdir?</strong></p>



<p>Yüksek riskli temas olabilecek görevlerde çalışan araştırma görevlileri için özellikle salgının ilk dönemlerinde kişisel koruyucu ekipman temininde sorunlar olduğu paylaşılıyordu.</p>



<p>Bu dönemde hayatın her alanında olduğu gibi tıpta uzmanlık eğitiminin teorik kısmına da ara verilmiş oldu. Salgın yönetimi sürecinde halk sağlığı uzmanlarının yer almasıyla, kimi asistanlar sahada çalışma fırsatı buldular fakat bu tüm illerde gerçekleşmedi.</p>



<p>Günümüzde ise farklı kurumlarda çalışan araştırma görevlileri arasında <strong><em>‘eşit emeğin eşit ücretlendirilmemesiyle’</em></strong> ilgili sosyal medya paylaşımları yapılıyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Peki genel olarak pandemi dışında da Halk Sağlığı Araştırma Görevlilerinin sık yaşadığı sorunlar nelerdir? Ülkemizde Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimi’nin zayıf yanları nelerdir? Bu konuda ne yapılabilir?</strong></p>



<p>Yaşanan sorunlarla ilgili araştırma görevlileri arasında paylaşılan konu başlıkları:</p>



<ul><li>Anabilim dalları arasında verilen halk sağlığı uzmanlık eğitiminin bir standardının olmaması,</li><li>Araştırma görevlisi başına düşen öğretim üyesi sayısının bazı üniversitelerde yeterli olmaması nedeniyle nitelikli eğitimin verilememesi,</li><li>Bazı anabilim dallarında toplumdan ve halk sağlığının kliniği olan <strong><em>&#8220;saha&#8221;dan uzak bir uzmanlık eğitimi</em></strong> verilmesi,</li><li>Sağlık Bakanlığı ve YÖK kadrosunda bulunan araştırma görevlilerinin eşit emeklerinin eşit ücretlendirilmemesi, özellikle ek ödemelerde farklılıklar olması,</li><li>Halk sağlığı araştırma görevlilerine kurumlarında nöbet yazılıyor olması,</li><li>Eğitimin bir parçası olan ve uzmanlık diplomasının alınabilmesi için yapılması gerekli olan saha rotasyonları sırasında, ek ödemelerin bazı üniversitelerde yapılmaması,</li><li>Güncel verilerle hazırlanmış Türkçe temel kaynakların olmaması.</li></ul>



<p>Bu konuda, HASUDER tarafından 2018 yılında hazırlanan, Tıpta Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimi Durum Tespit Raporu<sup><a href="https://docplayer.biz.tr/126159441-Tipta-halk-sagligi-uzmanlik-egitimi-durum-tespit-raporu.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[6]</a></sup> ve 2019 yılında düzenlenen Uzmanlık Eğitimi, Hizmet Sunumu ve Mesleki Gelişim Bütünleştirme Çalıştayı Raporu<sup><a href="https://hasuder.org.tr/wp-content/uploads/Uzmanl%C4%B1k-E%C4%9Fitimi-Hizmet-Sunumu-ve-Mesleki-Geli%C5%9Fim-B%C3%BCt%C3%BCnle%C5%9Ftirme-%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1-Raporu.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[7]</a></sup> incelenebilir.</p>



<p>Uzmanlık eğitiminde standardizasyon için çekirdek eğitim müfredatı oluşturuldu ve yeterlik sınavı, teorik ve uygulamalı olarak son birkaç senedir düzenleniyor, fakat katılım oldukça az ve farklı üniversitelerden yukarıda saydığım paylaşımlar, program yürütücüleri arasında bir uzlaşı olmadığını düşündürüyor.</p>



<p>Uluslararası denklik için eğitim standardı yükseltilmeli ve lisansüstü eğitim programlarında olduğu gibi somut olarak değerlendirilebilmeli ve izlenebilmeli. ASPHER&#8217;in Halk Sağlığı Profesyonelleri için önerdiği temel yeterlilikler listesine<sup><a href="https://www.aspher.org/download/199/04-06-2018_aspher_s_european_list_of_core_competences_for_the_public_health_professional.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[8]</a></sup> göre araştırma görevlileri ve yakın zamanda mezun olan sahadaki uzmanların kendi beyanlarına göre mesleki yeterlilikleri değerlendirilebilir ve sorunu saptamak için güzel bir başlangıç olabilir diye düşünüyorum.</p>



<p>Yenilenecek temel eğitim müfredatında, sağlık iletişimine, tıbbi informatiğe, halk sağlığında dijital yaklaşımlara ve nedenlerin nedenlerine ulaşabilmek için nitel araştırma tasarımlarına yer verilmesini umuyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak ülkemiz ve dünya için gelecekte zihninde nasıl bir resim oluşuyor?</strong></p>



<p>Genel bir soruya genel bir cevap:</p>



<p>Her şeye rağmen güzeli düşünmek istiyorum. ‘<strong><em>Dünyayı güzellik kurtaracak’</em></strong><em>.</em><sup><a href="https://www.youtube.com/watch?v=WJzAB02uePM" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[9]</a></sup></p>



<p>İnsanların sadece eleştirmek yerine, değişimin bir parçası oldukları bir dünya olmasını umuyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>aysegulsenteker@gmail.com</em></strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p style="font-size:12px"><a href="https://coronavirus.jhu.edu/map.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[1]</a> Johns Hopkins University § Medicine, Coronavirus Resource Center <a href="https://coronavirus.jhu.edu/map.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://coronavirus.jhu.edu/map.html</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://ourworldindata.org/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[2]</a> Our World in Data,Global Change Data Lab, Oxford Martin School University of Oxford <a href="https://ourworldindata.org/" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://ourworldindata.org/</a></p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://github.com/pcm-dpc/COVID-19" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[3]</a> Department of Civil Protection &#8211; Presidency of the Council of Ministers <a href="https://github.com/pcm-dpc/COVID-19" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://github.com/pcm-dpc/COVID-19</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://www.bsg.ox.ac.uk/research/research-projects/coronavirus-government-response-tracker" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[4]</a> Coronavirus Government Response Tracker, Blavatnik School of Government, University of Oxford, <a href="https://www.bsg.ox.ac.uk/research/research-projects/coronavirus-government-response-tracker" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://www.bsg.ox.ac.uk/research/research-projects/coronavirus-government-response-tracker</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://www.voyd.org.tr/tr" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[5]</a> Veri Okuryazarlığı Derneği &nbsp;<a href="https://www.voyd.org.tr/tr" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://www.voyd.org.tr/tr</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://docplayer.biz.tr/126159441-Tipta-halk-sagligi-uzmanlik-egitimi-durum-tespit-raporu.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[6]</a> Özyurda, F. Aslan D. HASUDER Halk Sağlığı Yeterlik Kurulu Tıpta Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimi Durum Tespit Raporu-2018 <a href="https://docplayer.biz.tr/126159441-Tipta-halk-sagligi-uzmanlik-egitimi-durum-tespit-raporu.html" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://docplayer.biz.tr/126159441-Tipta-halk-sagligi-uzmanlik-egitimi-durum-tespit-raporu.html</a>&nbsp; Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://hasuder.org.tr/wp-content/uploads/Uzmanl%C4%B1k-E%C4%9Fitimi-Hizmet-Sunumu-ve-Mesleki-Geli%C5%9Fim-B%C3%BCt%C3%BCnle%C5%9Ftirme-%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1-Raporu.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[7]</a>Uzmanlık Eğitimi, Hizmet Sunumu ve Mesleki Gelişim Bütünleştirme Çalıştayı Raporu -2019 <a href="https://hasuder.org.tr/wp-content/uploads/Uzmanl%C4%B1k-E%C4%9Fitimi-Hizmet-Sunumu-ve-Mesleki-Geli%C5%9Fim-B%C3%BCt%C3%BCnle%C5%9Ftirme-%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1-Raporu.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://hasuder.org.tr/wp-content/uploads/Uzmanl%C4%B1k-E%C4%9Fitimi-Hizmet-Sunumu-ve-Mesleki-Geli%C5%9Fim-B%C3%BCt%C3%BCnle%C5%9Ftirme-%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1-Raporu.pdf</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://www.aspher.org/download/199/04-06-2018_aspher_s_european_list_of_core_competences_for_the_public_health_professional.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[8]</a>ASPHER’s European List of Core Competences for the Public Health Professional -2018 -Association of Schools of Public Health in the European Region (ASPHER) &nbsp;<a href="https://www.aspher.org/download/199/04-06-2018_aspher_s_european_list_of_core_competences_for_the_public_health_professional.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://www.aspher.org/download/199/04-06-2018_aspher_s_european_list_of_core_competences_for_the_public_health_professional.pdf</a> Erişim Tarihi:9 Mayıs 2020</p>



<p style="font-size:12px"><a href="https://www.youtube.com/watch?v=WJzAB02uePM" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">[9]</a> Fyodor Mihailovic Dostoyevski&#8217;nin Budala adlı romanında Prens Miskin&#8217;in ağzından duyulan bir cümledir. Zülfü Livaneli&#8217;nin 1983 tarihli &#8220;Ada&#8221; albümündeki şarkı için: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=WJzAB02uePM" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="external noopener noreferrer">https://www.youtube.com/watch?v=WJzAB02uePM</a></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-6/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-6%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-6&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-6%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-6/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-6</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3407</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pandemi Günleri Sohbetleri-5</title>
		<link>https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-5/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemi-gunleri-sohbetleri-5</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2020 00:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pandemi Günleri Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Topuzoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gülsen TEKER]]></category>
		<category><![CDATA[Coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://korona.hasuder.org.tr/?p=3100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlarımız, ‘Pandemi Sohbetleri’ serimizde yaşadığımız süreci tüm yönleriyle ve olabildiğince çok farklı alanda çalışan halk sağlıkçılarla konuşmak, ele [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-5/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-5</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Değerli Okurlarımız,</strong></p>



<p>‘Pandemi Sohbetleri’ serimizde yaşadığımız süreci tüm yönleriyle ve olabildiğince çok farklı alanda çalışan halk sağlıkçılarla konuşmak, ele almak istiyoruz. Bu nedenle <strong>bu hafta pandeminin ruh sağlığımız için oluşturduğu yükü, hem toplum hem birey bazında ele aldık ve ruh sağlığını korumak için yapılabilecekleri konuştuk</strong>. Konuğumuz <strong>Prof. Dr. Ahmet Topuzoğlu</strong> hem bir <strong>Halk Sağlığı Uzmanı</strong> hem de bir <strong>Psikiyatr</strong>. Kendisi halen <strong>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD’nda Öğretim Üyesi </strong>olarak görevini sürdürüyor. Hocamıza bize ayırdığı zaman için teşekkür ederiz.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi süreci bizi pek çok bakımdan zorladığı gibi ruhsal olarak da çok etkiliyor. Toplum ya da birey bazında pandeminin ruh sağlığımıza etkileri konusundaki gözlemleriniz neler? Pandemi süreci ilerledikçe bu etkilerin boyutu nasıl değişecektir?</strong></p>



<p>Pandemilerin ruhsal sağlığı bireysel ve toplumsal düzeyde etkilediği doğrudur. Hollywood yapımları korku, kaygı toplumsal yok oluş filmlerini toplum ruh sağlığını daha büyük korkular var diyerek manüple ederken salgın temasını da işliyordu. Öldürücü, havayoluyla bulaşan pandemi söz konusu ise korku ana duygusal temadır. Topluma yönelik korku stratejisi sinemada işlenirken salgının konu edilmesinde beklenen pandeminin etkisi oldu, SARS salgını, Kuş gribi salgını ve 2009-2010 influenza salgını da yeni salgınların habercisiydi. Bununla birlikte yaygın korku, tüketim psikolojisinin bir parçasıdır ve korku tüketimi artırır, bu yüzden insanlar fazlaca akla dayalı kararlar vermesin diye toplumsal korkular çokça tetiklenir. Bu hali hazırda süren ekonomik sistemin ruhsal bir bileşeniyken, influenzadan beklenen pandemi, fatalitesi daha yüksek SARS-CoV-2 pandemisi ile gerçek oldu. Hatta korku o kadar yükseliyor ki zaman zaman bu korkuyu frenlemede işe yarayan UFO haberleri servis etmek bizzat Pentagon tarafından gerçekleştirildi ve gerçek olup olmadığı belirsiz UFO görüntüleri yayımlandı. Bu da aslında korku temasını, dünya ötesine de taşıyan ama dünyadaki halimize de şükrettiren bir sınır koymayı sağlıyor. Bir de uzaylılar eksikti diye düşünüyorsunuz. Aslında toplumsal ruh halimiz ekonomik sistem içinde de sürekli yönetiliyorken, şimdi toplum gerçek bir tehlikenin içine düşmüş oldu. Zaten ekosistemimizde bir korku teması mevcuttu. Dikkat edilirse SARS-CoV-2 pandemisi her türlü sistemi test ediyor. Bireysel olarak immün sisteminizi, bedensel sağlığınızı, ruhsal sağlığınızı, ekonomik durumunuzu, toplumsal bağışıklığı, salgın yönetim deneyiminizi, sağlık sisteminizi, sosyal sisteminizi ve insan ekolojisinin her yönü pandemi tarafından test ediliyor. Ne kadar dayanıklı sistemlerimiz olduğunu bu şekilde gözleyebiliyoruz. Ruh sağlığında da böyle, bireysel ve toplumsal olarak psikolojik dayanıklılığımızın ve davranışlarımızın testten geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. İnsanlık bu konuda veba ve kolera salgınlarından beri deneyimlidir. Tarihsel olarak da salgınla insanlık ilişkisi birçok davranış örüntüsünü oluşturarak gelişmiştir. Türkiye’de de ortaçağ Avrupa’sında veba salgınlarında olduğu gibi ilk önce olanağı olanlar sayfiye evlerine taşındılar, salgından korkup kaçmak ve bu şekilde tedbir almak eski davranışlardan biridir. Bu durum kırsalda salgını yaygınlaştırır. Panikle eczanelere hücum ederek hidroksiklorokin tabletleri tüketildi. Panikle yiyecek alışverişi yapıldı. Biriktirme davranışı yaygın olarak gözlendi. Sokağa çıkma yasağı ilk açıklandığı sırada oluşan iki saatlik panik, yedi gün sonra salgının üçüncü tepesini oluşturdu. Bunlar salgının üstel artış döneminde gözlenen korku ve panik davranışlarıydı. İnsanları buna iten özellikle pandeminin yarattığı belirsizliktir. Hastalığın bulaşıp bulaşmayacağı, bulaşırsa ne şiddette geçeceği, en iyi korunma yolunun ne olduğu konusunda belirsizlik paniği beslemektedir. Kişisel korunma yolları ile ilgili basit ama etkili yöntemler konusunda toplum sürekli bilgilendiriliyor. Dikkat çekici olan ise korunma önlemleri içinde maskenin halk tarafından sihirli bir çözüm olarak algılandığı gözleniyor, diğer tüm öneriler maskenin yanında çoğunlukla ikinci planda kalıyor. Maske aynı zamanda yöneticilerin salgın karşısında çaresiz ve güçsüz hissedenlere ulaşma aracı olarak somuttu; maskeye ulaşılamadığı ölçüde de çaresizlik, yetersizlik ve güçsüzlük duyguları tetiklendi. Maskenin yüz koruyucu versiyonları, kolayca yapılabilecekken bizim ülkemizde pek rağbet görmedi. Diğer basit ama etkili korunma yöntemleri ikinci planda kaldı. Bu durumu, kronik hastalıklardan korunmada ilaç kullanımına benzetebilirsiniz. Beslenme ve fiziksel egzersiz önerileri hep geri planda kalır. İnsanlar salgın tepe platosunda seyredip aşağıya doğru evrilirken bu sefer ne zaman biteceğine ve ne zaman sınırlamaların kaldırılacağına odaklandılar. Salgında evde kalma stratejisine sabır gösterilemediğini bu aşamada gözlüyoruz. Türkiye’de salgın yavaşlarken kontrol önlemlerinde serbestleştirmelere geçildiğinde, toplumun nasıl uyum göstereceği tam kestirilemiyor. Genellikle de uyulmayacağı konusunda bir algı var. Kurala uyma davranışları yerine sürekli bir esnetme davranışı olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bunun uç örneği kolluk güçlerine karşı koyma şeklinde kendini gösteriyor ve hafta sonu sokağa çıkma yasağına uymayan kişilere yazılan cezalarda da kendisini gösteriyor. Salgında antisosyal davranış paternlerinin de daha görünür olduğu anlar oluyor. Aslında her türlü belirgin kişilik özelliğinin, salgında bir davranış özelliğine evrildiğini de görebilirsiniz. Örneğin normalde belirsizliğe tahammülsüzlüğü olan birinin pandemi döneminde çok sıkıntıya girmesi mümkündür. Kaygıyı besleyen, her zaman en kötü olasılığı düşünme alışkanlığının yine bu dönemde panik atağa yol açması olasıdır. Pandemi sürdükçe, ruhsal durum ile ilişkili olarak, bireysel ve toplumsal davranış ekseninde, yeni morbiditeler ve mortaliteler yaratma potansiyeli de sürecektir. Akut stres, uyum bozukluğu, post travmatik stres belirtileri ve özkıyım olguları gözlenebilir. Başlangıçta İngiltere’de toplum bağışıklığı stratejisinin uygulanması yaklaşımının ardında, insan davranışının izolasyon ve karantina uygulamalarına yanıtı da yatmaktaydı. Post-modern toplumda sadece ekonomik olarak değil, ruhsal açıdan, davranışsal açıdan da bu uygulamaları yerine getirmek oldukça zordur. Bugüne kadar iyi geldik denebilir, bundan sonra ise benim beklediğim toplumda bir an önce eski normale dönüş arzusu olacaktır. Özellikle öz sorumluluğa bırakılan önlemler hafta arasında oldukça esnetilmektedir. Bunun salgın grafiğine de yansımaları olur.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemi süreci insanları alışık oldukları hayattan uzaklaştırdı. Hem özgürlüklerini sınırlandırdı hem de hayatlarına yeni bazı alışkanlıkları eklemelerini gerektirdi. Uzun vadede kişi veya toplumlar bunun devamlılığını sağlayabilir mi? Yoksa bir yerde uyumlarını yitirirler mi?</strong></p>



<p>İnsanların pandeminin bir an önce geçmesi arzusunun ardında, eski alışkanlıklara dönme arzusu yatıyor. Aslında ekonomik ve sosyal açıdan böyle istendiğini şirketlerin televizyonlara verdikleri reklamlardan, insanların televizyona çıkan uzmanlara sordukları sorulardan anlayabiliyorsunuz. Düğünümüzü yapabilecek miyiz? Havuzda mı yüzmek, denizde mi yüzmek daha güvenli? Tatil yapabilecek miyiz? Bu sorular normale dönme arzusunu yansıtıyor. Hangi pandemi topyekûn davranış değişikliği yaratmış geniş kitlelerde bilemiyorum. Hatta baktığınızda tarihsel salgınlarda görülen davranışların tüm dünyada tıpa tıp aynısı gösteriliyor. Değişim olasılığı, sadece virüsün aynı şiddette daha uzun dolaşımına bağlı, bu da epidemiyolojik olarak pek mümkün gözükmüyor. İnsanlar önlemlere tahammül edemedikleri ölçüde enfeksiyon zincirine yeni halkalar ekleyerek, salgını toplumsal bağışıklıkla bitirme eğilimindeler. Hastane kapasitemiz aşılmadıkça bu eğilimi göğüsleyebiliriz.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Bireyler gündelik yaşamlarında pandeminin getirdiği stresle nasıl mücadele edebilirler?</strong></p>



<p>Kişisel özelliklerinizle bugüne kadar dağarcığınızda strese karşı dayanıklılıkta pandemi günlerine neyi taşıdınızsa kullanmanın tam zamanı. Bunlara yenilerini de eklemeye çalışmak iyi olur. <strong><em>Hobiler</em></strong> varsa ona devam etmek en iyisi olurdu. <strong><em>Günü planlamak, evle ilgilenmek, sosyal ilişkileri internet bağlantısı üzerinden sürdürmek, hafif egzersiz, sağlıklı yiyecekler pişirip tüketmek, alışverişi planlamak, gün içinde haberlere belli bir saat ayırmak ve sürekli kaygı doğuran haberlere odaklanmamak, güvenilir kaynaklardan haber almak</em></strong> önemli olur. <strong><em>Evden çalışma rutini</em></strong> oluşturmak da uğraşıları sürdürmek açısından önemli olacaktır. Çalışmak zorunda kalanlar ise ayrıca bugünlerde neden tam bir sokağa çıkma yasağı ilan edilmediği için kendilerini kötü hissedebilirler. Bir de ne olursa olsun çalışmaya devam etmek zorunda olanlar var ki bu her iki grupta <strong><em>tükenme sendromu</em></strong> belirtileri görülebilir. İş yerlerinin de çalışanlarının COVID-19 hastalık riskinden korunma ve çalışanlarının ruh sağlığını korumak açısından önlem almaları gereklidir. Çalışanlar en çok yakınlarına hastalık bulaştırma endişesi taşırlar. Sadece kaygılanmak gerekli önlemlerin alınması konusunda kişiyi paralize edebilir. Bu yüzden aşırı kaygılı çalışanlara psikolojik destek sağlanması gerekir, yöneticilerin de çalışanlara destek olması gerekir.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Hangi durumlarda kişi stresle tek başına mücadele edemediğini ve yardım alması gerektiğini düşünmelidir?</strong></p>



<p>Kişi karantina koşullarında evde sıkıntılı hissediyor, günlük işlerini yapamıyor ise, çalışanlar işteki ve evdeki sorumluluklarını yerine getiremeyecek şekilde kaygılı, stres içinde ya da depresif semptomlar gösteriyorsa, yardım almaktan çekinmemelidir.&nbsp; Yardım isteği, geçmiş travmatik yaşantıları canlanan ya da pandemide kayıpları olan kişiler için son derece doğal olmalıdır. Benim enfeksiyon polikliniğinde gördüğüm bir hasta, anne ve babasını COVID-19 nedeniyle kaybetmişti. İşe dönmesi gerekiyordu ve iş yeri ondan negatif olduğunu göstermesini istiyordu. Bu nedenle hasta ilk tomografisi ile son tomografisini karşılaştırabilecek bir radyolog arıyordu, çabası iyileşmiş olduğunu ispat etmek yönündeydi. Kayıplarını yaşayacak, duyumsayacak bir fırsatı bile olmadığı, bir inkar durumu içinde olduğunu düşündüm. Bu durumda inkar da kişiye hizmet eder, kaçınılmaz olarak yasın diğer aşamaları peşi sıra gelecektir, bu süreçte yardım almak gerekebilir. Şirketinin yaptığı ise pandemi sırasında hastalananlara yönelik <strong>‘sosyal stigmatizasyona’</strong> bir örnek oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı kılavuzlarına göre bu kişi izolasyon süresini tamamladıktan sonra herkes için geçerli önlemleri alarak çalışabiliyor. Şirketler sürekli işe dönüşte test isteyerek, yeni olgu bulmada kullanılacak test kapasitesini azaltan bir davranış gösteriyorlar. Sağlık Bakanlığı kurallarından şirketlerin ari olduğunu gözlüyorum. Kendi kaygılarını salgın yönetimine katkısı olmayan bir kural yaratarak aktarıyorlar.&nbsp; Salgının inen koluna geçerken bu durumu daha fazla gözlüyoruz. Öte yandan test kapasitesi de zaten azaltılmış oldu ki yeni kriterlerle azalmasına izin vermemek de iyi bir strateji olabilirdi.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sağlık Bakanlığı 81 il için Psikososyal Destek Telefon Hatlarını duyurdu. Bu hatlar işlevsel oldu mu? Bunun dışında toplumun ulaşabileceği destek kaynakları var mı?</strong></p>



<p>Bu birimlerle ilgili doğrudan bakanlık kanalıyla aldığım bir bilgi yok, medyadan gözlediğim kadarıyla kısa sürede 30.000 kişiye ulaştığı ve yararlanan kişilerin deneyimlerinden bildiklerimle oldukça memnuniyet uyandırdığı yönünde bir bilgim oldu. Bununla birlikte uzmanlık dernekleri, İstanbul Psikodrama Enstitüsü, Bir İz Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin ve belediyelerin çalışmaları da var.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Sağlık çalışanları COVID-19 ile ilgili her konuda olduğu gibi pandeminin ruh sağlığı etkileri bakımından da en riskli durumda bulunuyorlar. Sağlık çalışanları için önerileriniz ne olur? Kurumlar çalışanları için nasıl psikososyal destek mekanizmaları oluşturmalıdır?</strong></p>



<p>Sağlık çalışanları açısından da COVID-19 olgularıyla karşılaşmak, psikolojik stres ve ruh sağlığı açısından bazı belirtiler geliştirmelerine yol açabilir. Uğraşılan olgunun riskli niteliği ve sayının artışı özellikle üstel artış döneminde kapasitenin karşılanamayacağı endişesi yaygındı. Aşırı iş yükü, kişisel koruyucu eksikliği, spesifik ilaçların ve korunma yöntemlerinin olmayışı, yetersiz desteklendiğini hissetme sağlık çalışanlarında ruhsal bir yük oluşturabilir. Sağlık çalışanları ailelerine, iş arkadaşlarına ve arkadaşlarına hastalığı bulaştırmaktan endişe etmektedirler. Belirsizlikler karşısında yoğun kaygı gösteren ve aynı zamanda salgında çalıştıkları için yaşadıkları çevrede damgalanma olguları oldu. Çalışma konusunda isteksizlik ve istifa eğilimleri de gözlendi. Wuhan’da da sağlık çalışanlarında artmış stres, kaygı ve depresyon belirtilerinde artış gözlenmiştir. Hemşireler, ön alanda çalışanlar ruh sağlığı açısından daha fazla risk altındadır. Pandemi sırasında korku duymak, kaygılanmak son derece doğaldır. Bu duyguları reddetmek ya da bunları hissetmemeye odaklanmak üzere sürekli akla uydurmaya yönelik çıkarımlarda bulunmak, en kötü olasılıkları düşünmek, işlevsel davranışların geliştirilmesini geciktirir ya da engeller. Önemli olan korku ve kaygıya tamamen kapılmadan, bilimsel ölçütleri ve korunma yöntemlerini yaşama geçiren davranışları uygulamaktır. Sağlık personelinde ilk anlarda yükselen kaygı olguların yönetiminde deneyim kazandıkça yatışmaktadır.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandemiden özellikle etkilenen ve uzun süredir zorunlu olarak evde bulunan iki grup 20 yaş ve altı ile 65 yaş ve üzerindeki kişiler. Çocuklar ve yaşlılar süreçten nasıl etkileniyor onları bu etkilerden nasıl koruyabiliriz?</strong></p>



<p>Bir aydan fazla evde kalmak zorunda olanlar çocuklar ve yaşlılar sabırlarının sınırındalar. Ancak hem bulaş kontrolü ile ilgili kurallara uyma konusundaki davranış sorunları hem kültürel özellikler, hem de salgın yönetimi politikaları nedeniyle esnek stratejiler uygulanamaz durumda. Bu iki grup, bir ay daha evde kalacak gibi görünüyor. Çocuk ve ergenler için ilgili uzmanlık derneği ayrıntılı ve yaş dönemlerine özgü önerileri bir rapor halinde sundu. Her yaş grubu için söylersek evdeyken uğraş içinde olmak, günü programlamak ve kişisel rutinler oluşturmak, hafif egzersizi de uygulamakta fayda var.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Siz pandemi konusunda kurumunuzda ya da bireysel olarak hangi görevleri alıyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?</strong></p>



<p>Pandemi öncesinde toplum ruh sağlığı çalışmaları, özkıyımın önlenmesi gibi konularla ilgileniyordum. Hatta bir <strong>‘özkıyım epidemisi’</strong> içinde olduğumuzu da düşünüyordum ki pandeminin bu durumu daha da derinleştirmiş olma olasılığı var. Salgın başlayınca Marmara Üniversitesi S.B. Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Enfeksiyon hastalıkları Anabilim Dalı ile birlikte çalışmayı tercih ettik. Bizim kampüsümüz hastaneden ayrı, Maltepe’de anabilim dalımız temel bilimler binasında yer alıyor. Hastane ise Pendik’te, her sabah polikliniğe gidip ayaktan hasta takibi yapıyorum. Hastanede ilgili branşlarla birlikte kararlaştırdığımız yatan hasta ve ayaktan hastalar için bir veri tabanını, iki halk sağlığı öğretim üyesi ve on dört asistanımızla oluşturmak için çalışıp veri topluyoruz. Asistanlarımız aynı zamanda servis nöbetleri ve COVID-19 triaj nöbetlerine de katılıyorlar. Salgın iyi bir eğitim fırsatı da doğuruyor. Salgın olgularının görüşmeleri, birçok örnek olayı izleme ve öğrenme fırsatı veriyor. Verilerimizi analiz ettiğimizde hastalıkla ilgili yerel bilgimizi de oluşturmuş olacağız. HASUDER toplum ruh sağlığı çalışma grubuyla toplanıp, fikir alışverişinde bulunup ürün oluşturma sürecine katılıyorum. Televizyon programları oluyor, Halk Sağlığı alanı daha görünür oldu ancak programlarda konu salgın yönetimi olmasına rağmen yine epey cerrah var, kalp damar cerrahlarına ve göğüs cerrahlarına nispet olsun diye bir daha televizyona çıkarsam ECMO’dan bahsetmeyi planlıyorum (!), çünkü onlardan hiç duymadım. Gerçek şu ki tıp alanında narsistik eğilimler güçlü olduğu için her zaman alan kapma, rol kapma mücadelesi vardır. Bunu uzmanlık alanımız açısından göz ardı etmemek gerekir.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Pandeminin pek çok şeyi değiştireceği konuşuluyor. Sizce bu doğru mu? İnsan davranışları, bireyler arası ilişkiler ve toplum süreç sonrasında nasıl değişecek?</strong></p>



<p>İnsanlar genellikle tehlikeler için miyopmuş gibi davranırlar, önlerindeki olayla endişelenir, geçmiş dersleri hızlıca unutur, uzun erimli tehlikeleri de ihmal ederler. Salgın tehlikesi geçtikten sonra da eski tüketime dayalı toplumun gerekleri hayata geçirilmeye çalışılacak. Benim tahminim virüs ortadan kalkabilir, o zaman bir dahaki pandemiye kadar toplum unutur ya da virüs önceden olduğu gibi önümüzdeki dönemde endemik hale dönüşebilir o zaman da hastalık influenza pnömonileri gibi mevsimsel bir pnömoni olarak hastanelerin ilgili bölümlerini meşgul edecektir. Korunma önlemleri, risk grupları için önemli olacak. ÜSYE geçiren hastaların evde kalmaları uzun süre toplum tarafından kabul gören bir davranış olarak görülebilir. Kişisel hijyen davranışları güçlenebilir. Uzaktan eğitim, uzaktan tıbbi değerlendirme gibi alanlar gelişebilir. Uzun süre seyahatlere uçaklarla rahat çıkılabileceğini zannetmiyorum. Uluslararası seyahatler daha azalacaktır. Ruhsal açıdan baktığımızda toplumda birçok dayanışma örneği de sergilendi. Sağlıklı bir paylaşım ve anlayış ortamı da oluştu. Sağlık çalışanlarına yönelik olumlu davranış da gelişecektir. Toplumsal dayanışmanın güçlendiğini ve sağlık alanında bazı gelişmiş ülkelerdeki tablolar oluşmadığı için toplumda bir güvenç oluştuğunu da söyleyebiliriz. Hastanelerde sağlık personellerinin enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasında uyumlarının ve influenza aşısı olma oranlarının artmasını bekliyorum.&nbsp; Erişkin bağışıklama konusunda da tüm toplumda ve özellikle risk gruplarında olumlu bir gelişme olabilir. Aşı redlerinde de azalma beklenebilir.</p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Son olarak ülkemiz ve dünya için birkaç ay ya da yıl sonra nasıl bir resim var zihninizde?</strong></p>



<p>Pandemi aslında SARS ve MERS salgınlarından sonra olasıydı, her zaman şiddetli bir influenza pandemisi daha olası görülüyordu, dünyada önemli sağlık kurumları da bunu öngörseler de müdahil olamadılar. Bu izlemi yapabilecek ülkelerdeki kamu kaynak kısıtlamaları da yeni gelişebilecek salgınların izlemi konusunda zafiyet yaratmış görünüyor. Pandemide sağlık sistemini özelleştirmenin, kaynak kısıtlamalarının, altyapı eksikliğinin mortalite üzerine etkisi olduğu gözlendi. İngiltere’de NHS üzerine tartışmaların artık olanakların kısıtlanması yönünde olamayacağı görülüyor. Salgın izleme sistemleri, aşı üretimi gibi konularda gelişme olacaktır. <strong><em>Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün </em></strong>kapatılmasının ne kadar stratejik bir hata olduğu görüldü. Türkiye’de aşı üretimi, tıp teknolojisi üretiminde gelişmeler olacağı görülüyor. Daha iyi bir araştırma finansman sistemi oluşabilir. Üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığı hastaneleri ayrımı, üniversiteler arasındaki finansman farklılıkları son bulabilir. Dünyada ve Türkiye’de koruyucu hekimlik önemini daha da artıracaktır. Halk sağlığı alanı daha görünür olacak ancak koruyucu hekimlik pratiğinin tıbbi alana daha fazla girerek geliştirilmesi gerekecektir. Koruyucu hekimlik alanı gelişecektir, ayrı bir uzmanlık alanı olarak da gelişebilir, ben Halk Sağlığı içinde gelişmesinin en sağlıklısı ve bilimsel temele dayanan biçim olduğunu düşündüğümden Halk Sağlığı tıp uzmanlığının <strong><em>“Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik”</em></strong> uzmanlığı olarak nitelendirilmesinin de önemli bir çerçeve çizeceğini düşünüyorum. Hizmet üretmeyen bölüm, temel bilimler içinde yer alsın tartışmaları bu şekilde bitirilebilir. Bunu biraz daha açarsam salgın döneminde yaşadığımız pratikte, asistanlarımız her alanda çalışıyor olmalarına rağmen ödeme günü geldiğinde, hizmet üretmeyen bölüm olarak adlandırılarak hem COVID-19 hastalarına hizmet verdiklerinde hem de bu şekilde hizmet vermedikleri ama rotasyonda oldukları kliniklerde daha az performans geliri elde ettiler. Bu durumda üniversiteye bağlı asistan ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı asistan ayrımını da yaşadılar. Çalışanlar lehine düzenlemelere gereksinim olduğu salgın döneminde bir kez daha ortaya çıktı.&nbsp; Yaşanan olumsuz performans ödemesi yaklaşımı oldukça tüketici bir deneyim oldu çünkü <strong><em>çaba-ödül dengesizliği</em></strong> oluştu.&nbsp; Salgın yönetimi bizim ana konularımızdan en önemlisi, bu alanda var olarak yaklaşımımızı uzmanlığımızla göstermeye devam etmemiz gerekiyor. Bu anlamda matematiksel epidemiyolojinin de gelişimine yönelik çalışmalar olacaktır. Salgınların şeffaf yönetilmesi gereği ile ilgili kültürün ülkemizde geliştirilmesi gerekiyor. Bu risk iletişiminin ve güven oluşturmanın en önemli ayağıdır, toplumu da olgunlaştırır. Bu amaçlarla ABD’deki <strong><em>Mortality Morbidity Weekly Report</em></strong> benzeri haftalık bir bültenin Türkiye için oluşturulup yayımlanması en önemli girişim olur. Bulaşıcı hastalık kontrolü, bilimsel alanın gelişimi amacıyla, siyasetçilerin kontrol etmekten vazgeçtikleri bir alan olmak zorundadır. Sağlık Bakanlığı’nda çalışan uzmanlarımız da deneyim kazandılar ve çok büyük çaba gösteriyorlar, birinci basamak sağlık sisteminin önemi de görüldü. Bu alanların sağlık sistemi içindeki önemini artırarak sürdüreceği görülüyor. Yanı sıra toplum ruh sağlığı hizmetlerinde bir ümit verici gelişme, salgın sırasında yaygın olarak psikologların topluma ruh sağlığı hizmeti vermesi oldu. Bu deneyim uzun vadede psikologların toplum ruh sağlığı hizmetlerinde daha etkin olmasının önünü açabilir. Dünyada kamusal finansmanla yürütülen politikalar özellikle Avrupa’da yaygınlaşabilir. <strong><em>Yurttaşlık geliri</em></strong> bazı ülkelerde uygulamaya geçirilecek gibi görünüyor. Bu uygulamanın kapitalist ülkelerde sağlığın sosyal belirleyicileri açısından çok önemli bir koruyucu işlevi olabilir. <strong><em>Evrensel sağlık güvencesinin</em></strong> ne kadar önemli olduğu salgında bir kez daha görüldü. Türkiye ise yurttaşlık geliri konusunda Avrupa’yı takip edebilir görünüyor. Hastanecilik hizmetlerinin özelleştirilmesi ya da kamu özel ortaklığı finansman modeli ile şirket yönetimlerine devredilmesinin uzun vadede getirebileceği zararlar bu pandemide benzer yöntemleri bizden önce uygulayan ülkelerde gözlendi. Ülkemiz açısından ders çıkarılması gerekir diye düşünüyorum. Pandemi can alıcı bir gerçeklik olarak post-modernizmin ve onun politika ürünü hakikat sonrası çağın sonunu getirip daha fazla bilimin önünü açabilir, çünkü artık gerçeğin ne olduğu daha önemli oldu. Her türlü komplo teorisi ise gerçeği bulanıklaştırma çabasının göstergesi olarak dikkatten kaçmıyor. Pandeminin bana düşündürdüklerini paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. </p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Röportaj: Uzm. Dr. Ayşe Gülsen TEKER</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>&nbsp;<em>aysegulsenteker@gmail.com</em></strong></p>
<div class='heateorSssClear'></div><div  class='heateor_sss_sharing_container heateor_sss_horizontal_sharing' data-heateor-sss-href='https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-5/'><div class='heateor_sss_sharing_title' style="font-weight:bold" >Paylaş</div><div class="heateor_sss_sharing_ul"><a class="heateor_sss_facebook" href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-5%2F" title="Facebook" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#3c589a;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-5 -5 42 42"><path d="M17.78 27.5V17.008h3.522l.527-4.09h-4.05v-2.61c0-1.182.33-1.99 2.023-1.99h2.166V4.66c-.375-.05-1.66-.16-3.155-.16-3.123 0-5.26 1.905-5.26 5.405v3.016h-3.53v4.09h3.53V27.5h4.223z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_twitter" href="http://twitter.com/intent/tweet?text=Pandemi%20G%C3%BCnleri%20Sohbetleri-5&amp;url=https%3A%2F%2Fkorona.hasuder.org.tr%2Fpandemi-gunleri-sohbetleri-5%2F" title="Twitter" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg heateor_sss_s__default heateor_sss_s_twitter" style="background-color:#55acee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" focusable="false" aria-hidden="true" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="100%" height="100%" viewBox="-4 -4 39 39"><path d="M28 8.557a9.913 9.913 0 0 1-2.828.775 4.93 4.93 0 0 0 2.166-2.725 9.738 9.738 0 0 1-3.13 1.194 4.92 4.92 0 0 0-3.593-1.55 4.924 4.924 0 0 0-4.794 6.049c-4.09-.21-7.72-2.17-10.15-5.15a4.942 4.942 0 0 0-.665 2.477c0 1.71.87 3.214 2.19 4.1a4.968 4.968 0 0 1-2.23-.616v.06c0 2.39 1.7 4.38 3.952 4.83-.414.115-.85.174-1.297.174-.318 0-.626-.03-.928-.086a4.935 4.935 0 0 0 4.6 3.42 9.893 9.893 0 0 1-6.114 2.107c-.398 0-.79-.023-1.175-.068a13.953 13.953 0 0 0 7.55 2.213c9.056 0 14.01-7.507 14.01-14.013 0-.213-.005-.426-.015-.637.96-.695 1.795-1.56 2.455-2.55z" fill="#fff"></path></svg></span></a><a class="heateor_sss_button_instagram" href="https://www.instagram.com/" title="Instagram" rel="nofollow noopener external noreferrer" target="_blank" style="font-size:32px!important;box-shadow:none;display:inline-block;vertical-align:middle" data-wpel-link="external"><span class="heateor_sss_svg" style="background-color:#53beee;width:35px;height:35px;border-radius:999px;display:inline-block;opacity:1;float:left;font-size:32px;box-shadow:none;display:inline-block;font-size:16px;padding:0 4px;vertical-align:middle;background-repeat:repeat;overflow:hidden;padding:0;cursor:pointer;box-sizing:content-box"><svg style="display:block;border-radius:999px;" version="1.1" viewBox="-10 -10 148 148" width="100%" height="100%" xml:space="preserve" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink"><g><g><path d="M86,112H42c-14.336,0-26-11.663-26-26V42c0-14.337,11.664-26,26-26h44c14.337,0,26,11.663,26,26v44 C112,100.337,100.337,112,86,112z M42,24c-9.925,0-18,8.074-18,18v44c0,9.925,8.075,18,18,18h44c9.926,0,18-8.075,18-18V42 c0-9.926-8.074-18-18-18H42z" fill="#fff"></path></g><g><path d="M64,88c-13.234,0-24-10.767-24-24c0-13.234,10.766-24,24-24s24,10.766,24,24C88,77.233,77.234,88,64,88z M64,48c-8.822,0-16,7.178-16,16s7.178,16,16,16c8.822,0,16-7.178,16-16S72.822,48,64,48z" fill="#fff"></path></g><g><circle cx="89.5" cy="38.5" fill="#fff" r="5.5"></circle></g></g></svg></span></a></div><div class="heateorSssClear"></div></div><div class='heateorSssClear'></div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr/pandemi-gunleri-sohbetleri-5/" data-wpel-link="internal">Pandemi Günleri Sohbetleri-5</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://korona.hasuder.org.tr" data-wpel-link="internal">Yeni Koronavirüs Hastalığı 2019</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3100</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
